10 Ekim 2022 Pazartesi

Neden geldin Japonya’ya?

Eşimle 1,5 yıl sonra ilk kez yüz yüze kavga etmiştik. Zaten her gün telefonda ediyorduk, çokta şaşırdığımı söyleyemem. Huyunu bildiğim için beklediğim bir şeydi. Sonuçta bu adamla 22 senem geçmiş ve bana sadece ilk 3 yıl iyi davrandı diyebilirim. Ne olduysa Japonya’ya yerleştikten sonra oldu. Stresten mi kaynaklı bilmiyorum. İş yerinde patrona sinirlenir eve gelir sinirini bize patlardı. İş arkadaşlarına sinirlenir bana patlardı. Dükkan açar işçisine sinirlenir bana patlardı. Dükkan iş yapmaz bana patlardı. Ben eşimin sinir topuydum. Hırsını benden ve çocuklardan çıkarır, sakinleşince bir şey olmamış gibi davranırdı.

Çocuklar gece olunca babalarının eve gelmesini hiç istemezlerdi. Hatta bir gün çocuklar babasının yüzüne karşı baba eve gelmeni hiç istemiyoruz. Gelir gelmez bağırıyorsun demişti. Beynime yazılmıştı o sözler. Zaten bu huyundan dolayı beni kendisinden soğutmuştu ama çocukları da bıktırmıştı.

Japonya’ya döndüğümüz gecenin sabahında yine tartıştık. Ben yatakları hatta mümkünse büyük ev tutunca odaları da ayırmak istediğimi söyledim. Afalladı, bir anda kızdı! “Bu ne demek oluyor? Olmaz öyle bir şey” diye çıkıştı. Ben artık bana dokunmasını istemediğimi söyledim. “Ben daha gencim, kuvvetliyim, bu yaşta elimi eteğimi çekemem” vesaire zıvaladı. Ben de yıllardır benim erkeklerle yatıp kalktığımı, sevgililerim olduğunu diyip durdun. Bu beni tiksindirdi, senin yüzüne bakarken aklıma geliyor o sözlerin dedim.

Bir kere değildi çünkü bu sözler. Uzun yıllardır beni bu sözlerle suçladın.. Ben yok öyle bir şey, yeminler olsun desem de bir türlü inandıramıyorum seni. Artık devam edeceksek bu şekilde. Aynı çatı altında bu şekilde devam ederiz. İstemiyorsan ayrılırız ama kız daha küçük bu şekilde devam edelim dedim.

Benim bu sözlerimin peşine “ Beni istemiyordun da japonya’ya neden geldin? Benim bir yıllık ilişkimden ettin. Sen geleceksin diye sevgilim benden ayrıldı. Eşin geliyor birlikte olamayız dedi ve ayrıldık “ dedi.. Ben bir anda taş kesildim. Hiç beklemediğim bir şeydi. Sevgili mi? Benim yüzünden mi ayrıldınız? Diye iki cümle çıktı ağzımdan bir anda. Sonra da sevgilin varsa buyur git sevgilinle yaşa ne diyeyim. Bu tek göz odada kızımla birlikte yaşarız biz, sende sevgilinin evine taşınırsın tamam dedim.

Ben niye taşınıyormuşum? “sen siktir ol git benim evimden. Bir de senin kiranı mı ödeyeceğim” dedi. Nereye gidecem? Daha dün gelmişim Türkiye’den. Ne beş kuruş param var, nede işim.. Kız daha 13 yaşında. Benden ayrı kalmamış. Benimle birlikte gelecek. Nereye sığarım çocukla? “Beni ilgilendirmez! Ya benimle olursun, yada gidersin” dedi çıktı.

Sabah olduğu için işe gitmesi gerekiyordu kavgayı kestik, bitirdik. Masanın üzerine 10 bin yen koyup gitmiş. Ev tam takır! Gittim dolaba sebze, ekmek, süt bir şeyler alıp doldurdum. Cüzdanda pek para kalmadı. Sonuçta evde çocuk var. Biz her gün tartışıyoruz. Hele de bana söylediği sevgilisi olduğu, ayrıldığı sözlerinden sonra boşamaya kalksa hemen gidicem mahkemeye. Ama bunu da istemiyor. Hem onun çatısı altında olayım istiyor hem de sevgilisi var, kabullenemiyorum.

Ben kinci bi insan değilim ama inatcı biriyimdir. Kızdım mı küserim, konuşmam! Tartışmayı da görüşmeyi de kestim bununla. Eve geldiginde çok çok mecbur kalmadıkça cevap da vermem. Bu da ondan nefret eder. Bitti zaten bitecek bir şey bırakmadı. Bu saatten sonra ne birlikte uyurum, ne muhabbet ederim nede gezerim. Dükkana ilk geldiğimiz gün gitmiştim çocukla. Bir daha dükkana da adımımı atmadım.

Gelir gelmez ev arayacaktım onu da bıraktım. Büyük ev tutarsak bu adamla mutlu evcilik oyununa devam etmek zorundayım. Bu evde kalırsak tek göz oda, 2 yatak yanyana uyumak zorundayım. Evden ayrılsam cüzdanımda sadece 2 bin yen var. Allahım kafayı yiyorum ne yapacağımı bilmiyorum? Yanaşmaya başlıyor, özür diliyor, sinirden dedim o sözleri diye yalakalıklar, şakalar yapmaya başlıyordu. Ben yerimi değiştiriyordum.

Ailecek görüştüğümüz ahbaplarımız var. Onlar da Türk restoranı işletiyorlar. Sabah kalkıp onların yanına gittim. Karısı samimi bir arkadaşım. Evde olanları birbir anlattım ona. Sustu bir an, eşiyle göz göze geldi. Sonra da bana dönüp güldü “ Kız daha geleli iki gün oldu ne oldu daha dur, bir hasret giderin” diye şakalaştı. Ya sen ne diyorsun! adam yüzüme karşı sevgilisi olduğunu söylüyor?. Sen olsan ne yapardın? diye sordum. Valla hemen boşardım. Ben asla bunu kabul edemem dedi.

Boşver bir şey yok diyip geçiştirdi sonra. Ben sordum ona gerçekten böyle bir şey var mı?. Çünkü geçen benden sipariş isterken resimler gönderiyordu bir kadın resmi de attı. Acaba o kadın mı? diye sordum da yalan yoktur dedi. Ama içimde hep bir şüphe oluştu. Bunlar kesin bir şey biliyorlar ama benden saklıyorlardı.

Japonya’ya döneli 15 gün kadar oldu. Biz git gide daha da kötüye gittik. Artık o eve gelmeden ben uyuyor, o gittikten sonra uyanıyordum. Yeterki yüzyüze gelmeyelim diye. Yüzyüze görüşmesekte telefonla hakaretler, tehditler, aşağılamaların haddi hesabı yok. Ya eskisi gibi dışarıya karşı karı koca olacaz, yada evden defol git diye mesajlar gönderiyordu. Facebook hesabımdaki arkadaş listeme girip kendi tanıyıp güvendiklerini es geçip, tanımadıkların resimlerini bana gönderip “bu senin sevgilin mi? bunla mı yatıp kalkıyordun? bu adam yüzünden mi benden ayrı yatmak istiyorsun?” diye saldırmaya başladı. Ya bu benim aynı mahallede büyüdüğümüz adam, yok bu benim ilk okul arkadaşım, bu benim ingilizce kursumdaki sınıf arkadaşı diye yine hesap üstüne hesap vermelere devam ediyordum.

Hatta bir komşumuzun oğluna yazmış. Sen kimsin? Sen ayselin sevgilisisin. Sizi asacam kesecem. Onun da eşi cevap yazmış aysel ablanın eşi misiniz? bu inanmıyor, kamera aç görücem sen karısı mısın cidden? Kadın delirmiş abi sen kafayı mı yedin? Eşim yanımda uyuyor, sabahın körü burası rahatsız ediyorsun insanı dese de hakaretler ediyormuş.

Kimin profilinde parmak, yüzük görse aha bu ayselin parmağı bu ayselin sevgilisi diye insanlara ekran resmi çekip atmadık akrabam bırakmadı. Aysel beni aldatıyor diye 3 köye yaydı. Bu arada dikkat çekeyim kendisinin de sevgilisi var. Bir laf vardır Kişi kendinden bilir işi..

Bir insana 40 gün boyunca hastasın de beyin kendini hasta moduna sokar. Psikolojik olarak hasta hisseder. Bu adam da bana 20 yıl boyunca sevgilin var, kendine nam ne büyük şey buldun mu? Kimle nam ne yaptın mı diye sora sora beynime bunu sokmaya çalışıyor. Ya inattan ya da sinirden cidden bir sevgili bulayım demelere başladım. Sonra kafayı mı yiyorsun, kendini rezil etme sus diyordum. Ama yeminler olsun bu adam bunu hak ediyordu. Gerçekten onu defalarca aldatmam için beni zorluyordu.


2 yorum:

  1. Çokkk sinir bozucu siz çok bile dayanmışsınız

    YanıtlaSil
  2. Size çok kötülük yapmış, gerçekten yazılarınızı merakla okuyorum.

    YanıtlaSil

Duygularını bizimle paylaşmak ister misin

Youtube Kanalima Abone Olun

Sosyal Medya Kanallarimdan da Beni Takip eddebilirsiniz