1 Ekim 2022 Cumartesi

Tek sahip olduğum şeyden vazgeçmek zorunda kaldım

Türkiye’ye döndük. Bir ay sonra da hamza geldi. Her ikimizde orada çalışıp kendimize son çıkan İphone 7 plus telefonların gümrük vergilerini ödeyip pasaportlarımıza kayıt ettirdik.

Sanırım 3 ay falan geçti. Bu arada eşimle 2-3 günde bir görüşüyorduk. Bir gün beni aradı ve dediki “Bir arkadaşın küçük bir dükkanı varmış, bana illa diyorki gel sana satayım. Benim de niyetim var, almaya çalışacam” neyle alacaksın? beş kuruşun yok kenarda diye sordum. Ve ben sana 4 milyon yen ile son iflas ettiğinde (3. kere) bana bir daha iş açıcam, dükkan işletecem dersen kuran çarpsın ki seni boşarım dedim mi demedim mi? diye sordum!

Evlendiğim haftadan itibaren iflas ettiği dükkanların borçlarını ödemekten bıkıp usanmıştım artık. Daha 1 haftalık evliyken kolumdaki bilezikleri çekip alıp bekarken açıp iflas ettiği kahvehanenin borcunu ödedi. O günden beri bir gün borçsuz günümüz olmadı. Son borcu olan 4 milyon yeni el birligiyle ödeyip kapattık onun üzerine yemin ettim ki bir daha dükkan de bana, boşarım seni dedim.

Gel görki yine dükkan diyor başka bir şey demiyor. Para yok neyle açacaksın dediğimde aldığım cevap karşısında dondum kaldım.. Asla aslaaa olmaz dediysem de beni parasız bırakmakla tehdit etti.. Dükkan karşılığında elimdeki arabayla takas edeceklermiş… İstanbul’da 2 çocukla tek başıma yaşıyorum. Erkeksiz bir evi idare ediyorum. Kimseye minnetim olmadan hastaneme, aileme gidiyorum yok vermem dedim. Tam 1 ay boyunca beni rahatsız etti. Psikolojik baskı ile lanet olsun al tamam dedirtti. Ya arabayı verirsin yada bundan sonra sana borç ödeyeceğim için bir kuruş bile göndermem diye sürekli tehdit etmeye devam etti. Ya gidip konfeksiyonda çalışıp bu adama minnet etmeyecem yada kuzu gibi notere gidip beş kuruş almadan anahtarı teslim edicem..

İstemeye istemeye 2.sini yapmaya karar verdim. Çünkü ya markette kasıyer olacaktım yada konfeksiyonda ayakcı. Küçümsemiyorum ama böbrek hastası biri olarak zorlanacaktım. 2 çocuğu da düşünmek zorundaydım.

Annem ve kız kardeşimle günler öncesinden sözleşip İstanbul forum avm gidecektik. O günün sabahı 6 da aradı beni. “Kalk çabuk hemen hazırlan atışalanındaki 10. notere git, adamlar yola çıkacaklar birazdan bekletme adamları” dedi.Ya bugün annemle, kardeşimle bir yere gidecektik yarın vereyim dediysem de “yoooo hemen kalk çabuk” diye azarladı. Kadınlara söz vermiştim bugün için sizi götüreceğim diye mecbur kalkıp önce annemi sonra da kız kardeşimi aldım. Yolda da ” Bugün arabayı satıyorum, adamlar yolda şimdi önce notere gidelim” dedim. Bizimkiler şok oldu. Niye noldu durup dururken? diye merak ettiler. Orda bir dükkan bulmuş mahmut onu alıcaz dedim. Ama yemin ederim içim kan ağlıyor. Kendim yanlarında ağlamamak için dişimi sıktım sıktım sıktım. Diyemedim ki anne adam beni tehdit ediyor, arabayı elimden alıyor…….

Kışın soğuğunda bir zamanlardı. Adamlarla noterde buluştuk. İmzalar atıldı, para alışverişi yapıldı mı diye soruldu. Annem gözlerimin içine bakıyor ama ağzımdan tek cümle çıkaramadım. Noter hanıma sadece kafamı salladım. Noter hanım onaylandı diyince adamlar elini uzattı. Anahtarı istedi, verdim..

Sokağa çıktıktan sonra “ ya abi biz bugün istanbul foruma gidecektik, bizi oraya kadar bırakabilir misiniz?” diye sordum. O kadar utandım, üzüldüm, ezildim ki duygularımın tarifi yok. 5 dakika önce getirdiğim arabamın arka koltuğuna oturup giderken içime içime ağladım. Sırf çocuklar harçlıksız, parasız, dolabımız boş kalmasın diye.. Üzerime bir tek araba vardı o da bir kuruş bile almadan devretmiştim.

Sağolsunlar bizi istanbul foruma bırakıp gittiler. Ben de annemle kardeşime çaktırmadan arkasından bakakaldım. Akşam üstü de yukarı otobana çıkıp, otobandan geçen minibüse binip eve döndüm..

Japonya’dan dönerken yanımda yenle gelmiştim. Bir kaç ay o parayla idare ettim. Zaten öyle her ay göndermiyordu. 3-4 ayda bir 3-5 bin tl gönderiyordu. Öyle masraflı, kaprisli bir kadın değilimdir. 1,5 yıl da bana sadece 2 kere para göndermişliği vardır.

Benim korkum, bu dükkanı borçla alır. Yıllarca o borcun altından yine kalkamaz. Borcum var diye bize bir kaç kuruş gönderir. Yine iflas eder, yine başa sararız diye korkup sustum. Çünkü adamların iflasları meşhur.

Arabasız ne yaptım? Düğün uzakta mı? Abi bizi de gel al. Mevlüte mi gidildi? kardeşim bizi de eve bırak. Kardeşime mi gittim? Enişte bizi götürürmüsün demek zorunda bırakıldım.. Kocasız bir başına istanbulda yabancı birinin arabasına binemezsin.

9 yorum:

  1. Canım ya ...

    YanıtlaSil
  2. Üzüldüm vallahi

    YanıtlaSil
  3. Çok üzücü ve onur kırıcı ama doğrunun yardımcısı hazreti Allah

    YanıtlaSil
  4. Devamını merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  5. Rabbim yardımcın olsun abla kimsenin de eline muhtaç etmesin tüm kadinlarimizi🤲

    YanıtlaSil
  6. Ve devamını da çok merekla bekliyorum ❤️

    YanıtlaSil
  7. Bunlardan bizde de var.allah sabir versin size...

    YanıtlaSil
  8. Güçlü kadın reklamlarında çıplak insanlar yerine böyle kişilerin hayatları anlatılsa isminin hakkını verir

    YanıtlaSil

Duygularını bizimle paylaşmak ister misin

Youtube Kanalima Abone Olun

Sosyal Medya Kanallarimdan da Beni Takip eddebilirsiniz