27 Mart 2016 Pazar

Tokyo Gezimiz..

Bunca yıl Japonya'da olup'ta halaaa tokyo'yu görmediğime inanırmısınız?:))
Cidden bir türlü fırsatımız olup'ta ailecek geziye gidemediğimiz tek şehir "Tokyo" dur.
Yok o fırsatı bulamıyoruz!! Pasaportumun günü bitiyormuş ve yeni kanunda parmak izi mecburiyeti varmış.
Bu'da bana en güzel mâna oldu sayılır:))Bende bunu fırsat bilip bu sene kızı'da alıp tokyo'ya gittik:)
Ama mâlesef sadece kızla birlikte gidebildik. Oğlanı alamadım okulu olduğu için izin almak istemedim.
Birde tokyo'daki cemaat evinde misafir kalacağım için erkek götürmem doğru değildi.
Otel'de kalsaydım alırdım oğlanı da yanıma.
Bir gece, iki gündüz planladım kısa turumuzu. İlk önce iş'ten 2 günlüğüne izin aldım.
Her zamanki gibi oturdum PC başına:) "夜間バス-Yakan basu" (gece otobüsü) sitelerine girdim.
Çok fazla şirket var.
Uygunlarından birinde gidiş 3500 yen.Dönüş 4500 yen'e bilet buldum.
Aradım Otobüs bizim evden bisikletle 10 dakikalık bir mesafede kalkıyormuş.
Gece saat 22:00 deymiş kalkış. Küçük bir sırt çantası yaptım kızla kendime.
Otobüs bilet numaram Adamlar'da kayıtlı.Sadece otobüsün yanına gidip ismimi söylemem yeterli.
Bindim bisiklete. Kızı da attım arkama gittim "Nishi Nagahori" deki duraklarına.
Kız'la kendi ismimi söyledim. Bilet parasını verdim bindik otobüs'e..
Otobüs yolculuğu sık sık yaptık ama ilkkez bu kadar uzak bir mesafeye gitmiş olduk.
Öncekileri en fazla 3 saatlik mesafelerdeydi. İstanbul-Ankara mesafesi kadar bir uzaklıkta
Osaka-Tokyo.. Uzun otobüs yolculuğu nasıl oluyor diye'de heyecanla bekledim kalkışı:)
Nishi nagahoriden umeda'ya geçti ilk. Oradan'da otobüsün diğer yarısını dolduracak kadar yolcu aldı.
Umeda'dan da "京都-Kyoto" ya doğru yola çıktık. 1,5 saati falan buldu Kyoto'ya gelmemiz. 15 dakika mola verdik.
Bir kaç yolcu orada indi. Bir kaç yeni yolcu'da ordan Tokyo'ya gitmek için bindi.
Mola yeri bizim otobüs mola yeri gibi değilmiş.
Bir lokantası var.
Ama makinelerden para atıp ayak ustü yenecek basit japon yemekleri.


Bir küçük "コンビニ-Konbini" marketi var. Çocukla kendime atıştırmalık ve içecek aldık.
Yol uzunnnn sıkıldım bile iki saatte:)) daha bunun sabahı var:))
Lavaboya da uğrayıp otobüse doğru yöneldim kii hangisi bizim otobüstü acaba??
Demeye başladım:)) yan yana dizilmiş en az 20 otobüs var:)) bir dakikaya yakın dikelip bakındım:)
sonra birini gözüme kestirdim:) indigim ve yöneldiğim yöne doğru hesaplamalar yapıp indiğim yere en yakın otobüs buydu dedim.
Gittim şoför'e sordum:) Osaka'dan Tokyo'ya buydu değilmi diye? Evet buyrun dedi:))
Hemen binip baktım koltuğuma eşyalarımız yerinde. Bir daha ki molada tembihlemeden inermiyimmmm:))
Yaaa türkiye'de otobüsle yolculuk etmeyi, mola yerlerini çok seviyorum.
O mola verdiğimiz memleketin havasını, suyunu içime çekmeyi seviyorum.
Çok farklı bir havası yokmu sizce de? Birde yazın  ortası da olsa buz gibi olur oralar gece yarısı. İşte o güzel havayı,o güzel kokuyu seviyorum nedense..
O güzellikleri yaşayamadım bir türlü buranın molalarında.
Nereye gitsem buz gibi tatsız bir hava var. Soğuk geldi bana uğradığımız şehirler.
Neysem sabah 6 ya kadar 3 yer'de 15 er dakikalık molalarla tokyo'ya vardık.
"新宿-Shinjuku" ya indik. Sabahın 5'i in cin top oynuyor:) sessiz sakin sokaklar.
3-5 kişi var ortada. Otobüsten inenlerde kayboldular bir anda:) nereye koştular gittiler anlayamadım bir anda:)
kaldık mı kızla tek başımıza tokyonun göbeğinde:)
Burası Osaka değil kızımmm. Köyden şehire inmiş e döndük:)

Cemaatin adresini almıştım gitmeden. Tokyo'ya trenle 1 saat uzaklıkta bulunan "Yokohama-横浜" şehrindelermiş.
Shinjuku'da dolaştık bayağı etrafında bir çok türk restaurantlar bulduk.
Girmedim hiçbirine. Sadece resim çekip gittim :)) etrafı aşağı yukarı 3 saat gezerek karış karış shinjuku'yu ezberledim:))
sonra geri dönüp trene bindim. Trenle 4-5 durak falandi yalnış hatırlamıyorsam "渋谷-Shibuya" ya geçtim.
Hani şu Japonya'nın en meşhur merkezi.
Hani şu Japonya'nın en kalabalık trafik ışıkların olduğu en işlek caddesi.
He işte tam oradayız:))o ışıklardan en az 5 kere hiç durmaksızın geçtim:) neden mi?

O kalabalığın gerçek olup olmadığını anlamak için:) 1 saate yakın oyalandım ama onayı koydum:) gerçektende bir ışıktan diğer ışık arası 3 dk kadar sanırım. O meydanda, 3 dk kadar kısa bir süre içinde en az 500 kişi TOPLANDI!!! İnanmadım yaaa 3 dakikada en az diyorum size. Sayılamayacak kadar kişi. Belkide bin kişiye yakın bile olmuştur. 8 yol başı mıdır nedir burası:) insanlar çapraz yürüyor!! Sağa,sola çarpa çarpa giden,gelen. Bir ışık 59 saniye.
Saniyeler bitip'de kırmızı ışık yandığında bir kişi bile kalmıyor orta'da!
Onca insanda kalmıyor herkes dağılıp gidiyor sokak aralarına. Shibuya'yı da gezdik sonra.
Ne Osaka ne tokyo. Hiçbir farkı yok birbirinden. Binalar aynı, şirketler aynı, marketler aynı,
Yollar aynı, sistem aynı aynı aynı... Tek farkı ne biliyormusunuz??

Türk bayrağımızın dalgalandığı iki yer.. Türkiye cumhuriyeti konsolosluğu.
Ve Tokyo Türk camisi. Onun dışında Tokyo osaka'dan farksız. Sırf bu ikisi için yaşamak isterdim Osaka değilde Tokyo'da..
Değer bu iki güzelliklere..
Günü bitirdim sayılır bu iki ana merkezde. Trene binip gittim Yokohama' daki arkadaşlara.
Allah razı olsun çok güzel karşıladılar. Çok güzel ağırladılar kızımla beni.
Sabah kalkıp tekrar shibuya'ya döndüm. Türk konsolosluğuna gittik. Eski pasaportumu verip yenisine başvurdum.
Parmak izimide verip ödeme mi de yapıp çıktım. 15 gün sonra postayla eve yeni pasaportum gönderilecekmiş.
Konsolosluğu dolaştım. Çok güzel bir daire yapmış devletimiz. Çok elit bir semt de.
Etrafı temiz, sakin, insanları saygılı üst kademe bir yere benziyor. 3-5 resim çekip de hatıra etmezmiyim kendime:))

Günün akşamı gece 10 da otobüsümüz kalkacak. Daha sabahın 9'u. Saat bolll.
Günün büyük bir kısmı bizi bekliyor:) hemen trene binip "Shibuya"ya geldik.
Shibuya'dan "東京テレポート-Tokyo Teleport"a geldik.Bura'da " フジテレビ-Fuji Terebi" var.
Kızımla bayıldık:) çok güzel bir yermiş. Şehrin göbeğin'de "お台場-Odaiba"plajı varmış.
Tertemiz kumsalı,Tekne turları,restaurantlar,kafeler. Günü birlik tatile birebir yer.
İlk önce kızımla öğle yemeği için "McDonalds" a girdik. Karnımızı doyurduk.
Ondan sonra da tekne turuna geçtik:) kişi başı 750 yen. Çocuklar bedavamış yuppii
Sadece kendime aldım bilet. 30 dakikalıkmış tur. Aynı İstanbul boğazına benziyor burası.
Boğaz köprüsü var. Etraf yüksek gökdelenler le dolu.
Doğa manzarası sadece denizle ibaret değil.
Birdeeee Fuji TV nin binası. Bu doğa manzarası gibi muhteşem bir yapı yapmışlar.
Tekne uzaklaştıkça Fuji TV kendini dahada bir güzel gösteriyor.
Yarım saat deniz havası alıp bitirdik turumuzu. Sıra geldi Fuji TV binasını gezmeye:)) dışarıdan giriliyor bu binaya.
TV stüdyoları var. Canlı yayındaydı bir çoğu da.
5. Kat'a çıktık. İlk önce resim sergisi vardı.
TV sunucuları, artistler,aktrisler, animeleri portreleriyle donatmışlar duvarları.
Kızım sevdiği tüm karakterle resimler çekti:) hepsine de kendini uyduru verdi:))


En çok sevdiği de "サザエさん-Sazae san" nın maketlerinde oyalandık:)) çok tatlı sevimli bir ailenin animesi bu. 
Kesinlikle izlemenizi veya okumanızı tavsiye ederim.
İyilikten ve ailenin öneminden bahseden, büyük bir aile olan bir çizgi filim bu.
Fuji TV stüdyolarını gezdik. İçine giremedik. Çünkü o an çekimler vardı. Belki katılabilirdik ama yukarıları gezmeyi tercih ettik.üçretsiz 3 kat gezebiliyorsunuz binayı. Ama en üst kat 7. Kattan sonrası manzaraya dönüştüğü için ücretli yapmışlar. Çıkmadım okadarda.
Fuji TV'yide 3 saat kadar gezdik bitirdik. Oyalanmadan benim için tokyo'ya gelme nedenlerimden en önemlisi olan Tokyo camisi ni ziyaret etmeye geldi sıra.
Tokyo geniş ve karışık bir memleket. Her yere trenle gidemedim :) konsolosluktan çıktıktan sonra yürümeye başladık.
Meşhur "Harajuku" sokağına girdim. Sağlı sollu mağazalar.
Dükkanlara çağıran tezgahtarlar. Aynı mahmut paşa gibi önünü kesip içeri çağırıyorlar.
Cidden burası aynı "Mahmut Paşa" yaa birazcık da alışveriş yapak dedik hehehe
Zorla yaptırıyorlar insana:) sokak araları da var ama ben meşhur sokaktan girdim.
Diğer uç'tan çıktım. Tren istasyonuna çıkıyormuş sokak.
Sordum oradakilere "Oyamacho-大山町" ne tarafta diye tarif ettiler sagolsunlar.
Üstten aşağı bir yol. Tokyonun o çok meşhur "Meiji Jingu- 明治神宮" park'ı ve o park'ta bulunan tapınağın yanından geçiyormuş.
Biraz düşündüm çok içine girsem saatim yetmeyecek. Tapınağı ziyaret etmektense erken vakitte camimi ziyaret etmem daha hayırlı olur dedim ve kıyıdan köşeden az az girip gezerek parktan çıkıp yolumuza devam ettik.

Yaklaşık bir saat yürüdük kızla:)) sonunda yürürken birde gözüme bir minare ilişi verdi yaaa
Ay bende bir sevinç. Resim çektik kıza gösterdim. Çocuk ilkkez cami gördü mâlesef.
O yüzden anlatmaya taaa yolda başladım:) ne olduğunu içinde ne yapılacağını.
Camimize yaklaştıkça kendini belirtmeye başladı. Tokyo'da buz gibi binaların ortasında bir Osmanlı eseri.
Müslümanlığın simgesi öyle bir güzelliği vardıki. Tarifi imkansız.
Küçük Süleymaniye, Sanki onun maketini koyu vermişler tokyonun ortasına.
Öyle çok ta kıyıda köşe'de uzakta değil. Shibuya'ya çok yakın.
Benim gibi yürüme hastası değilseniz trenle 10 dk lık bir mesafede:) birde tokyo'yu sokak sokak,Cadde cadde gezmeyi tercih ettim.
İyiki de öyle yapmıştım. Çünkü öyle yapılarla, öyle sokaklarla karşılaştıkki oturup izledik kızla:) çok farklı mahalleler vardı.
Tokyonun yarısını iki günde gezdik desem inanırmısınız?:) tren az kullandım.
İki koca günüm vardı. Alışveriş işine girişmedim. Sadece gözlemlemeler, yürüyüşler yaptım.çok çok memnun da ayrıldık Tokyo'dan. Tokyo Camii Tarihçesini Merak eden arkadaşlar burayı tıklayın..
Gece 10'da shibuya'dan otobüsümüz kalkacağı yere kadar dolu dolu yedik,içtik,yürüdük gezdik:)) bir daha'da gidemedik.

5 yorum:

  1. Onlarda japonyada yaşayan gurbetçi türk ler değil mi? Niye onları "cemaat" diyerek ayrı bir gruplandırıyorsunuz. Türkiyede bu insanları dışlıyorlar dinden önyargıdan dolayı ama gurbettede böyle sınıflandırmak? :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yok canım benim niyetim gruplandırmak değil. Sadece onları o isimle tanıdığım için öyle yazmışımdır.

      Sil
    2. Bu arada iyiki yazıyorsunuz japonya hakkında çok şey öğrendik sizden. Japonca ile ilgilide bir şeyler yazar mısın ablacım? Birde bir yazıda çinli ve korelılerden bahsetmişsiniz üstten. Sonuçta uzakdoğuda yaşıyorsunuz diğer asyalılarıda tanırsınız. Onlarla ilgili ayrıntılı bir şeyler yazar mısınız?

      Sil
  2. Bu arada iyiki yazıyorsunuz japonya hakkında çok şey öğrendik sizden. Japonca ile ilgilide bir şeyler yazar mısın ablacım? Birde bir yazıda çinli ve korelılerden bahsetmişsiniz üstten. Sonuçta uzakdoğuda yaşıyorsunuz diğer asyalılarıda tanırsınız. Onlarla ilgili ayrıntılı bir şeyler yazar mısınız?

    YanıtlayınSil

Youtube Kanalima Abone Olun

Sosyal Medya Kanallarimdan da Beni Takip eddebilirsiniz