2 Aralık 2022 Cuma

Eşim bildiklerimden habersiz

Türkiye’den kızla birlikte Japonya’ya dönüş yapıp evden ayrılmamız 3 ay falan sürmüştü. 3 ay kaldık ama o 3 ay bana 3 yıl gibi gelmişti. 

Ben her şeyi görüyordum, yavaş yavaş duymalara başladım, okudum vs ama eşim bunlardan hiçbirini bildiğimden zerre kadar haberi yoktu. Onun her sohbet ettiği kadının satır satır sözlerine kadar haberim olduğu için ben de eşimle günden güne kendimi çektim.

Evde mecbur kalmadıkça sohbete girmiyordum. Birlikte dışarı çıkıp yemeğe gitmek istediğinde gitmiyordum. Zaten dükkana 3 aydır bir daha hiç gitmedim. Hatta ufak tefek Türk festivalleri olmuştu mehter takımı kurmuş japonlar o festivale eşim de kebapçı olarak katılmıştı oraya bile gittiğimde tezgahına uğramak bile istememiştim. Çünkü henüz bir kaç saat önce sevgilileriyle olan mesajlarını okumuşum neye uğrayıp hal hatır sorucam?

O günün akşamı eşim mesaj atmış ağzına geleni bana saymıştı. “ Sen buraya kadar gelip tezgahımın önünden gelip geçtin de bir selam verip uğramadın. Tüm arkadaşlarım abi noldu, yenge niye senin tezgaha uğramadı, aranızda bir sorun mu var? diye sordular. Milletin içinde beni rezil ettin!” diye uzunca mesajlar göndermiş. Cevap vermek istemedim. Millet de artık yavaş yavaş anlasın istedim. Olacak şeylere insanlar alışsın şimdiden. Tüm gün eşimin psikolojik baskısını yiyecem, kadınlarla, 25 lik genç kızlarla sohbetlerini okuyacam sonra da ay kocacım hayırlı işler, Allah bol bereketli kazançlar versin mi diyecem?

Evden ayrıldıktan sonra da yakın irtibatı tamamen kestim. Bir tek telefon var. Keşke o da olmasaydı. Ordan da ağzıma s…. becerebiliyordu çok şükür. Bu sefer de “Vaaaay sen evden nasıl ayrılırsın? Vay! sen evi terkettin bu boşanma sebebi, evi terkeden sen olduğun için tüm mal varlıklarından men olacaksın” gibisine saçmalamaya başladı.

O evde yaşarken kendine ev bul, ne zaman ev bulacaksın, ne zaman evden çıkacaksın diye mesajlar atan adam bu sefer de gerizekalılık yapma evine dön mesajları atmaya başladı. Eve dönmem için baskı ve tehditler savurmalara kalkıştı.

Ben de her seferinde evden çıktım, şuan kafam rahat, çalışıyorum evimi geçindirebilirim, her şekilde kızımın karnını doyurabilirim, boşuna bekleme diye reddediyordum. Yine de allah bir yolunu bulup geçinmeme yardım ediyordu. Artık evden ayrıldım. Kendime sıfırdan bir hayat kurmaya karar verdim.

Ben de yavaş yavaş bildiklerimi tek tek eşimin yüzüne vurmaya başladım. Her bir kadını, her kadınla ne konuştuğunu, Türk kadınlarıyla, özellikle de o 25 yaşındaki genç kızla olan sohbetlerini. Japon kadını ve Kanadalı yabancı kadınla sohbetlerini her tehdit ettiğinde yüzüne vurmaya başladım. O bana her yazdığı kötü lafına karşı birini yüzüne şamar gibi vuruyordum. Şoklar içinde kalıyordu. Nasıl olurda bunları bildiğimi aklı hayali ermiyordu. Kendisi de benim bilgisayar kurdu olduğumu çok iyi bildiği için benden her şey umabiliyordu.

Mail adresiyle kullandığı Meet programına giriş yaptığımı, bütün sohbetlerini telefonuma kaydettiğimi, bunların hepsini mahkemede ona karşı delil olarak sunacağımı, bir de beni evden kovmak için gönderdiği onlarca mesajları da dosyaladığımı asıl hakim malı mülkü kime vereceğini çok iyi bildigini yazdıkça susmaya, korkmaya başladı.

Ben boşuna mı 3 ay içime atıp sustum! Her tehditi, her evden kovuşunu, her karı kız sohbetini delil olsun diye biriktirdim. Şimdi ondan daha güçlü ve daha gururlu bir şekilde onun karşısında bir dağ kadar güçlü çıktım!.

23 senelik evliliğimin iyi günleri de çok oluyordu, acı günleri de ama asla aşk sözcükleri, hatunlar, hanımlar, canımlar, cicimler aramızda olmadı. O bana adımla hitap ederdi ben de onu adıyla hitap ederdim. Sıradan bir evlilikti bizimkisi.

Haber programlarında bazen izliyordum. Kadınlar televizyona çıkıyor “Ben kocama aşık değilim, ben ramazana aşık oldum ramazana kaçtım. Ben ahmeti seviyorum, ben mehmedi istiyorum “ diye kocasının koynundan başka adama kaçan kadınları görüyordum. Evde küçücük çocuğu bırakıp başka adamla kaçan kadınları görüyordum. Ya bu kadar mı basit bu işler? Sevmesen de o adamın bir gururu var. Kendi doğurduğun çocukların bir geleceği var. Nasıl 2-3 yıl sonra bitecek bir aşk’a onları ortada bırakıp gidersin diye çok kızarım.

Ben yapamadım. Eşimle görücü usulü, silah zoruyla evlendirildim. Babamdan ayrı tehdit aldım, kaynımdan ayrı tehdit aldım. Öbür dünyada 18 yaşındaki Ayselle nasıl helalleşecek o iki kişi bilmiyorum. Bu şekilde zorla evlendirildiğim halde yine de sabrettim çocuklarımı büyüttüm. Sevmesem de eşimin kafasını kimsenin karşısında eğdirmedim. Oğlum büyüdü, evden ayrıldı. Zamanı geldi kızımı yanıma alıp kızımla ayrı bir eve çıktım. Bu kadar basit..

Hanım kardeşlerim yapmayın.. Yazık, günah! Hem o adama hem de evdeki sabi sübyana. Olmuyorsa evden çıkın kendi ayaklarınızın üzerinde durun..

Youtube Kanalima Abone Olun

Sosyal Medya Kanallarimdan da Beni Takip eddebilirsiniz