Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2019 Pazar

Japonya'da Semizotuna hasret kaldım

İnsan vatanından, memleketinden uzaklaşınca sadece topraklarından, evinden, ailesinden uzaklaşmıyor! Alışık olduğu damak tadından da uzaklaşıyor..
Biliyor musunuz? Ben  Japonya'ya kendi isteğimle gelmedim..
Bazen instagram veya Facebook hesabımdan Türkiye'yi öven paylaşımlar yapınca takipçilerim hemen lafı yapıştırı veriyor.. Çok seviyorsan neden kaçtın ülkenden. Neden Japonyadasın o zaman? vs..
Bu benim tercihim değildi ki! Bir insan vatanından ayrıysa kendi tercihi de olmayabiliyor.
Her insanın yaşadığı hayatı bir sebeple seçmek zorunda kalabiliyor neden kendinizi onun yerine koyup iki saniye de olsa düşünmüyorsunuz? Çok alıyorum bu tür tepkiler.
Japonya'ya gelme sebebimi de ilk yazılarımda gelişimi yazdım. Okursanız sevinirim 😊

Japonya'ya taşınalı 8 sene falan olmuştu. Canım o kadar çok semizotu salatası çekiyordu ki annemle her telefonda görüşmemizde semizotu özlemimden bahsederdim.
O da ana yüreği işte hep içerlerdi. Ne yapsam? ne etsem de sana göndersem derdi.
Gelen giden varsa gönderiyim diye çırpınırdı kadıncağız.


Semizotunu ilk kez 10 yaşlarımda memleketim olan Çorum'a gittiğimizde yemiştim.
Hayatımda ilk kez ve dünyanın en lezzetlisi ve organiği olan köy semizotu, köy yayığı ve köy yufkasıyla Canım teyzemin elinden yemek olmuştu. Hala o lezzeti tutturamıyorum.
Benden dolayı olduğunu düşünmüyorum aslında :) Tek sorun köy ürünleriyle yapamadığımdan.

İşte o günden sonra çok sevmiştim semizotunu. Japonya'ya taşındıktan sonra ilk özlemini çektiğim şeylerden biri o olmuştu.
Doğma büyüme şehir kızı olduğumdan yeşillikten hiç mi hiç anlamam.
Anlamadığımı da birazdan göreceksiniz:))
Anlamasamda Telefondan semizotu resmini ve japoncasını bulup markete almaya gitmiştim ilk geldiğim zamanlar. Ama hangi markete gitsem bütün market çalışanları boyunlarını eğip bu nedir? nasıl bir şeydir bilmiyorum dediler.
Hiçbiri semizotunu bilmiyordu, bende tarif edemiyordum:(

Gel zaman git zaman, bir kaç yıl sonra annem ilk ziyaretime Japonya'ya geldi.
Ne annemden ne de benden mutlusu yoktu😍 Her gün bir yere götürüp gezdiriyordum.
Annem aynı ben:) çok sever gezmeyi de konuşmayı da öğrenmeyi de.
geldikten bir kaç gün sonra bizim caddeden yürürken bir anda yolun ortasında durdu kaldı öylecek.
Hiç kıpırdamadan yere dik dik bakıyor.
Korktum noldu acaba? Hemen geri dönüp noldu? bir şeyin mi var dedim?
Annemin yüzü şekilden şekile girmeye başladı:) Önce şaşkın bakışlar, sonra tebessüm en sonrada kızgın bakışlarıyla bana dönüp geri zekalı yer gök semizotunu ya burası.
Onca zamandır üzülüyordum ne yapsamda buna semizotu gönderip de yedirsem diyordum.
Kızım sen manyak mısın? Evin dibi semizotu kaynıyor hiç mi farketmedin! dedi...

Anne semizotu nedir? neye benzer ben ne bileyim! Ben bunlarıları ot sanıyordum.
Tamam yedim bir kere ve çok sevdim, özledim ama pişmiş halini biliyorum sadece!
Şimdi bunlar semizotu mu cidden? diye kendimi gerçekten de gerizekalıya koyup masum rolü yaptım:) Eee kadının vicdanıyla oynadık onca yıl:))

Annemi o an görecektiniz.. Saldırıyor semizotlarına:)) Mübarek cidden de öyle bir bereketli çıkmış ki! Sanırım 10 kilo kadar toplamış annem o hızıyla:)
Eve geldik, birlikte temizleyip, pişirip yedim ama nasıl yiyorummmm parmaklarımla birlikte:))
Ben onu yerken annemin sevincini görmeniz gerekti:) Kadının yüzü nasıl gülüyor, tarif etmemin imkanı yok:)

Annem 3 ay kaldı yanımda, 3 ay boyunca da gördüğümüz göreceğimiz bütün semizotlarını toplayıp haftanın 2-3 günü bana pişirip durdu:) hatta dönmesine 1 hafta kala dondurucumu semizotu ile doldurup öyle gitti anammm:))

21 Eylül 2019 Cumartesi

Japonya'da tereyağı ve süt ürünleri kıtlığı yaşanıyor

2014 yılında Japonya'da tereyağı kıtlığı hat safhadaydı.
Normal büyük marketlerde bile tereyağı reyonlarında " Japonya genelinde tereyağı kıtlığı nedeniyle uzun bir süre ürün bulunmamaktadır yazıyordu.
O zamanlar ciddi şekilde türk yemekleri yapamama sorunu yaşıyorduk.
Çünkü margarinlerde domuz katkısı olduğu için margarin kullanamıyoruz.
Sadece hakiki tuz ve sütten imal edilmiş tereyağı sokabiliyoruz evlerimize.

Arkadaşlar, nerede bir tereyağı stoğu bulsa hemen mesajla birbirimize bildiriyorduk. şu semtte, şu markette, şu sayıda tereyağı buldum acele edin diye birbirimizi haberdar ederdik.
6 ayı bulmuştu bu kıtlık. Daha çok büyük toptancı marketlerde bulunuyordu.
O da öyle istediğin gibi almak ne mümkün. Bir müşteri sadece bir tane alabilir uyarı kağıdı asılıydı o reyonda. Kasadan sadece tek tereyağı ile geçerdik.

Hani ertesi gün gidip alırım bir şey olmaz diye içinizden geçirdiyseniz bu da mümkün değildi:)
Çünkü o büyük toptancı marketlerde bile haftada 1-2 kez çıkıyordu. Sıvı yağ ile idare etmeye çalışmıştık ya.. Ne günlerdi..


Bugün yine bir toptancı marketi olan " 業務スーパー Gyoumu super market " e gittim.
Dedim yarın sabah kahvaltıya mıhlama yapayım. Canım çekiyordu ne zamandır:)
Önce peynirimi aldım, sonra tereyağı reyonuna uğrayıp tereyağını almak için elimi bir uzattım ki ne?? Almanya'dan ithal edilmiştir Menşeini gördüm. Dedim eyvah! yine mi bir kıtlık geliyor :((

Japonya'da hayvancılık ve mandıracılık yok denilecek bir seviyede..
Marketlerdeki süt ürünleri markalarına bakıyorum en fazla 2-3 marka var.
O kadar az seçenek var ki hatta günün ilk yarısında süt almadıysanız öğleden sonra 2-3 gibi süt almaya gittiğinizde süt reyonlarının tamamen bomboş olma olasılığıyla karşılaşma oranı %80 dir
Ben iş dönüşü alışverişe gidebiliyorum. O yüzden de çoğu zaman bu süt reyonlarının doluluğunu yakalayamıyor:) Ya bırak doluluğu bir tane bile süt bulamıyorum.

Onun içindir ki izinli günlerimde ve hafta sonları 2-3 paket birden alıp dolaba stokluyorum.
Süt candır ya, her şeyime ihtiyaç.
Peynirden hiç bahsetmeyeyim:) Japonya'da peynir sadece Hokkaido bölgesinde üretiliyor.
Hokkaido japonyanın en kuzeyi olduğu için bağ ve bahçecilik orada yetiştirilemiyor. En fazla patates ve pirinç oluyor. Asıl uğraşları hayvancılık.

Japonya' nın sırf o kısmında olduğu içindir ki peynir , süt ve tereyağı stokları çok az.
Peynir genelde tüm reyonlarda ithal edilmiş ürünler oluyor. Tereyağı çok nadir görüyorum hatta bin de bir diyeyim.  Umarım yeni bir kriz daha kapıda değildir..
1980 ve 1990 ların Türkiye kıtlığını yaşayanlar çok iyi bilirler. Hatta 1970 lerde daha fazlaymış, yaşımdan dolayı sadece annemlerden duyduğum kadarıyla para var ama gıda yokmuş.
Japonya'da da öyle. para gani gani ama süt ürünleri bulamıyorsun...


22 Şubat 2019 Cuma

Dünyanın en sağlıklı çayı Matcha

Matcha Çayı Nedir? Matcha Çayının Faydaları Nelerdir?

Yeşil çaya göre antioksidan etkisi çok daha fazla olan matcha çayı, yeşil çayın tahtını sallamış durumda. Peki matcha çayı nedir ve matcha çayının faydaları nelerdir?



MATCHA TOZU NEDİR?

Matcha, gölgede yetiştirilen çay ağacı yapraklarından elde edilir. En kaliteli Matcha çaylarının ise Japonya’da yetiştiği bilinir. Matcha çayı genellikle Gyokuro cinsi çayın yapraklarından elde edilir. Matcha çayının yaprakları toplanmadan önce 10-15 gün gölgede bırakılır. Kurutulup, sap, damar gibi fazlalıkların ayrıldığı bir işlemden geçirilir. Bu ilk işlem sonucunda toplanan ürünün neredeyse %10'u kalır. Kalan bu %10'luk matcha genellikle el değirmeni ile yavaş yavaş çekilerek toz haline getirilir. 

MATCHA ÇAYININ FAYDALARI


  • Yüksek miktarda antioksidan içerdiği için anti aging özelliği vardır. 
  • Vücudun toksik maddelerden temizlenmesine yardım eder. Detoksifikasyon sistemini aktive eder.
  • Kortizol seviyesini azaltıcı etkisi vardır, zayıflama sürecini destekler.
  • Kortizol, iştahı uyaran, karın bölgesi şişmanlığını artıran bir stres hormonudur.
  • Hafıza ve konsantrasyonu güçlendirir.
  • Karaciğer ve böbrek sağlığını destekler.
  • Kan trigliserid ve kötü huylu kolesterol (LDL kolesterol) seviyesini düşürür.
  • Vücudun enerji harcanma oranını artırarak metabolizmayı hızlandırır. 
  • Fiziksel dayanıklılığı destekler.
  • Maça çayı, ‘polifenoller’ denen, kalp hastalıkları ve kanserden koruyan, kan şekeri regülasyonunu kolaylaştıran, kan basıncını dengeleyen, anti-aging etkisi olan antioksidanlardan yönünden zengindir.
  • C vitamini, selenyum, krom, çinko ve magnezyum içerir.
  • Matcha tozu, dondurmadan kek ve pastaya kadar birçok tatlının yapımında da kullanılabilir.
  • 1 çay kaşığı matcha
  • ½ bardak yoğurt
  • 1 yemek kaşığı bal
  • ½ bardak buz
  • 2 çay kaşığı matcha tozu
  • 3-4 adet buz 
  • 1 su bardağı soğuk su
MATCHA ÇAYI TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Yüksek miktarda kafein içerir. Uyku sorunu olan kişiler, yatmadan 4-6 saat öncesinde maça çayı içilmemelidir. Çünkü matcha çayı, normal çayın 3 katı kadar kafein içerir. Demir yetersizliği, reflü ya da ishale yatkın olan kişilerin ve hamile ya da emzirenlerin tüketmemesi gerekiyor. Böbrek taşı veya yetersizliği olan kişiler için de Matcha çayı önerilmiyor. Yeşil çay ve diğer bitki çayları gibi, önerilenden fazla tüketiminin karaciğer yetmezliğine yol açabileceği düşünülüyor..
Matcha tozu antioksidan dolu, anti aging özelliği olan ve içerisinde birçok vitamin mineral barındıran bir bitki çayıdır. Peki antioksidan değeriyle yeşil çayı bile geride bırakan, son zamanların trendi matcha çayı nasıl hazırlanır? 

MATCHA ÇAYI NASIL HAZIRLANIR? 

Genel olarak bitki çayları ve yeşil çay demlenirken, matcha çayı demlenmeden özel bir yöntemle yapılır. 1 çay kaşığı kadar matcha tozunu, kupanıza alın ve üzerine 2-3 damla sıcak su koyarak hafifçe karıştırın. Bu topaklanmasını ve homojen şekilde karışmasını sağlayacak. Daha sonra yaklaşık 80-850C’deki sıcak suyu üzerine döküp köpürene kadar iyice karıştırın. Bu aşamada özellikle bambu karıştırıcınız varsa mutlaka onu kullanmalısınız, bambu karıştırıcı matchanın aromasını daha da ortaya çıkaracaktır.

SOĞUK MATCHA ÇAYI NASIL YAPILIR? 

Malzemeler:
  • 1 çay kaşığı matcha
  • ½ bardak yoğurt
  • 1 yemek kaşığı bal
  • ½ bardak buz
  • 2 çay kaşığı matcha tozu
  • 3-4 adet buz 

  • 1 su bardağı soğuk su
Tüm malzemeleri shaker’a alın, üzerine buz ve soğuk suyu koyup çalkalayın.
Soğuk matcha çayınız hazır, afiyet olsun! 

Not: Matcha sipariş vermek isterseniz alttaki linke tıklayınız..

@Japon.Market

3 Şubat 2018 Cumartesi

Tokyo'da Helal Coco curry dükkanı

Son 5 yıldır Japon devleti desteğiyle biz müslümanlar birazda olsa rahat nefes almaya başladık.
Eskiden dışarı yemeğe çıktığımızda ne yiyeceğimizi bilemiyorduk.
Yüzlerce sıralanan restaurantlar içinde sadece 1-2 seçeneğimiz vardı.
Ya İtalyan restaurantı saizeria’ya gidicez, ya Shaker’s pizzası, veya Meksika yemeği.
Bunlarda sebze ağırlıklı yemek olduğu için içimiz rahat yiyorduk.
Şimdi neredeyse tüm Japon, Chine, Hint vs her restaurantın menüsünde bir “Halal” yemeği var.
Devlet birazda ısrar ediyor koymaları için.
Japonya’da turizm azaldı. Gelir giderden daha az olduğu içim Japon devleti etrafında bulunan Endonezya, Malezya gibi müslüman turizme kapılarını açtı.
Şimdi Japonya sokakları, mağazaları, çarşıları neredeyse 10 kişiden biri kapalı:)
Ha bu arada bizim çarşı pazarda eksik olmayan Araplar şimdi Japonya’ya hücum etmiş durumda:))
O kadar çok Arap turist var ki şaşırıp kalırsınız:)
İş böyle olunca halal restaurantlar’da bir bir açılmalara başladı.


Bu “ Coco Curry House “ bir hint yemeği olan körili yemekler pişiren bir restaurant.
Normal başka yerde asla helalini yiyemezsiniz.
Hintlilerin restaurantın da biraz bulunmaya başladı gerçi:) o da az ama.
Ama Tokyo’da bu restaurant sırf halal Üzerine açmış.
Bayılacağınıza emin olduğum bir yemek. Denemenizi tavsiye ederim:)
Adres bilgileri aşağıdadır.

Address
東京都千代田区神田(かんだまつながちょう)松永町16
Kanda Chiyoda ku Tokyo (Munakata Kaneda) Matsunaga cho 16

16 Ocak 2018 Salı

Osaka sokak yemekleri video

Özelime en çok gelen sorulardan biri de “Japonya’daki sokak yemeklerini çok merak ediyorum, acaba ne tür yemekler yapılıyor?” oluyor.
Gel de bu sorulara yanıt ver:)
Çünkü cidden çok zor bunları sizlere anlatmak.
Örneğin; Takoyaki.. şimdi Takoyaki de nedir? dediğinizden eminim:)
Takoyaki bir krep yemeğidir. İçinde bildiğimiz krep hamuru var.
Hazırlanan krep hamurun içine Tako dedikleri ahtapot parçası katılıyor.
Yuvarlayarak pişirilip üzerine Japonya’ya has soslar dökülüyor.
Bu bir osaka yemeğidir. Diğer şehirlerde de yapılıyordur muhakkak ama osakada bu adım başı var:)
Neredeyse onlarca takoyakici dükkanları sıralanıyor.
Hepsinin kapısında kuyruklar oluşuyor. Çünkü sırf bu yemek için osakaya gelen bile var:)
Hani bizde Bursa’ya gitmişken İskender yemeden olmaz der gibi bir şey bu:)

Sonra diğer yemek çeşitleri olan sushiciler, Ramen dükkanları, tavuk kanatçısı, kahvaltı kafeleri var.
Ramen dükkanları ve sushi dükkanları tüm Japonya genelinde satılıyor.
Bir de videoda pachinko kumarhanesi var:)
Çalıştığım yerin kapalı çarşısı burası. Seviyorum ben Japonya’yı yaa:)
Sizin için erinmeden gezdim, dolaştım ve vlog çektim.
Sizde erinmeden videoyu Beğen, paylaş, abone ol her hangi birini veya hepsini de yapabilirsiniz:))

3 Kasım 2017 Cuma

Japonya’da dikkat etmeniz gereken sofra adabı

Bazen bilmediğimiz bir kültüre girince elimiz ayağımıza dolanır.
Acaba doğru mu yapıyorum, acaba saygısızlık ediyor muyum gibisine.
Hele ki bu kültür bizim kültürümüze yüzlerce kilometre uzakta olan, dünyanın bir ucundaki kültürse bilememek tabiki de imkansız olur.
Ama ne yapıyoruz? Gitmeden oraya gidenlerden veya orada yaşayanlardan bilgiler alıp, hazırlıklı olarak yola çıkıyoruz. Değil mi? :)
Ahh ahh.. iş Japonya olunca anlatacak yüzlerce bilgi var muhakkak.
İnşallah zamanla aklıma geldikçe sizlerle paylaşıcam bu bilgileri.
Tek isteğim medyadan, internetten kötü tanıdıkları biz Türklerin onların kültürlerine nasıl ayak uydurduğumuzu, saygımızı ve sevgimizi en güzel şekilde göstermemiz olsun yeter bana:)


Bir gün japonya’ya yolunuz düşerse yapmamanız gereken bir yemek adabından bahsetmek istiyorum sizlere.
Restaurantta, cafe’de,  ev’de veya misafirlikte yemek yerken sakın hashiyi (Chopstick) yiyeceklerin, özelliklede pilavın içine saplayıp bırakmayın.
Çünkü cenaze törenlerinde buhurdanlığın önüne konulan pilavın içine hashi saplanarak koyulur.
Yemek yerken hashinizi kullanmadığınız zaman hashiire’ye koyun.

Bu asırlardan beri gelen bir gelenektir.
Eski Japon kültüründe mezar taşları aynı bu hashi gibi dik ve uzun yapılırmış.
O zamanlar’da da mezar taşına benzetmek için cenaze törenlerinde ve cenazeye sunulan pilavlarda hashiler dik şekilde bırakılırmış.
Anlayacağınız hashinin dik duruşu ölen kişiyi temsil eder.
Bu nedenle de normal bir misafirlikte hashiyi yemeğe batırıp bırakmak kötü anlama gelir.

10 Ekim 2017 Salı

Japon tatlı patatesi Yaki imo

Japonya’da en çok sevdiğim, bayıldığım bir lezzet.
Neden Türkiye’de hala yok? Neden Türkiye gibi 4 mevsimi bir arada yaşayan bir yerde üretilmiyor hala anlamadığım bir dünya nimetinden bahsetmek istiyorum.
Japoncası “Yaki imo-焼き芋” tatlı patates.
İlk kez 15-16 sene önce tanıdım bu patatesle.
Bir Japon arkadaşın evine gittiğimde kış’tı ve bayağı soğuk bir havaydı.
Arkadaş közde bu patatesi bir güzel közlemiş ve yumuşacık olmuş.
Yanına da tereyağı getirdiler. Bana nasıl yenileceğinize öğrettiler:)
Ortadan ikiye bölüp bıçakla arasına tereyağını da sürüp verdiler.
İlk denememde mest oldum. Hem tatlı, hem sıcak hemde tereyağı kokusu bir birine karışmış.
O günden beri evimde, dolabımda hiç eksik etmediğim bu patatesi Türkiye’ye bile götüresim var:)

1-2 sene önce gazetede Manisa’da bu tatlı patatesi ekip deneyen bir girişimci haberini okudum.
O kadar çok sevindim ki inşallah Türk pazarlarına da çıkar diye dua ettim ama hiç rastlamadım.
Eee? Bir tarla dolusu tatlı patates ziyanmı oldu? Yoksa ihraçmı edildi başka bir ülkeye?:(
Neden hiç göremedim çarşıda, pazarda?
Bu patatesin doğal şekerli aromasıyla asla şeker tüketmeden harika bir tatlısı oluyor.
Bence diyette olanlar için harika bir seçenek olabilirdi.
İnşalah Türkiye’de ekilir, biçilir ve uygun fiyatlarda pazara girer.

25 Ağustos 2017 Cuma

Japon çorbası Miso shiru tarifi

Biz türkler için kırmızı mercimek çorbası neyse japonlar içinde "Miso shiru-みそ汁" çorbası o dur.
Bir çok çorba çeşitleri olsa da misoshiru olmadan o sofraya oturmazlar.
Daha doğrusu karınları doymuyor:)
Misoshiru bir çeşit deniz ürünleri çorbasıdır. Zamanla bu çorbanın içeriği değişmiş, geliştirilmiş.
Şimdilerde hem deniz ürünleri özleriyle tatlandırılıp hemde sebzelerle süslenerek yeniliyor.
Bu çorbayı içmek için sevmeniz gerekiyor:) yoksa bir tiksindiniz mi asla ağzınıza süremezsiniz.
Bir doğuluya içirmekte zorluk çekebilirsiniz ama bir güneyli bu çorbaya bayılacağına adım gibi eminim:)

Japonya'da miso shiru çorbasının 50 çeşiti yapılır.
Her evde, her şehirde içeriği farklıdır.
Bugün size verdiğimiz tarifte kullanacağımız sebzeleri değiştirebilirsiniz.
Belirli bir tadı, kuralı yoktur. Ben evde bambaşka ürünler kullanıyorum.
Fakat suyundaki tat aynıdır. Bir tek sosunun tadı değişmez.

Miso shiru çorbası tarifi
1 yemek kaşığı miso
1 avuç dolusu beyaz lahana (isteyen ıspanakta koyabilir)
Yarım kalıp tofu
1 yemek kaşığı kadar kurutulmuş yosun. Tazesi olursa daha lezzetli olur
1 tatlı kaşığı soya sosu
1 paket dashi (Bulamayanlar 3 yemek kaşığı buğulama balık suyunu kullanabilir)
İki su bardağı su

Hazırlanışı
Uyarı: sırayla eklediğimiz ürünleri çok fazla karıştırmamaya çalışın.
Özellikle de tofu çok nazik olduğundan çorba pelte gibi olur.
Derin bir tavaya veya küçük bir tencereye 2 su bardağı suyu koyun.
Su kaynamaya başlayınca bir paket dashiyi veya 3 yemek kaşığı balık suyundan ekleyin.
Yarım kalıp tofuyu küçük küçük doğrayıp suya katın.
Tofu kaynamaya başlayınca bir tatlı kaşığı soya sosunu ekleyin.
Sonra varsa taze yosun veya kuru yosunu da yemeğe ekleyin.
Hepsi birlikte kaynamaya başlayınca tadına bakın.
Koyu gelmişse biraz daha su katabilirsiniz. Yeterliyse eklemeyin birşey.
Yosunlarda kaynamaya başladıktan sonra bir çorba kaşığı misoyu alıp kepçe yardımıyla özünü aça aça çorbaya karıştırın. Hep birlikte 3-4 dakika kadar daha kaynamaya başladıktan sonra ateşten alın.
Çorba kaselerine koyup servis yapın.
Afiyet olsun

4 Ağustos 2017 Cuma

Japonların tatlı ayranları

Hani son dönemin gençlerinin kullandığı bir söz var ya "Hayaller, Hayatlar" diye biz hep bir şeyleri hayal ederek yaşadık japonya'da.
En büyük hayalim yaz aylarında güneşin altında buz gibi bir ayran alıp içmek olmuştur.
Evde kendim yapıp içebiliyorum ondan bahsetmiyorum tabiki.
Benim isteğim gezmede veya işteyken markete uğrayıp dolaptan buz gibi bir ayran alıp içmek.
Süt ürünleri reyonlarında hep bakınırım hala da.
Resimdekiler içilebilen yoğurt yazıyor. Türkçe anlamı ayran tabiki de:)
Ama hepsi de tatlı, şekerli, meyveli:) ııyyy tatlı ayranı tahmin edin işte nasıl kötü bir tadı olduğunu.


2012 de japon devleti bir sürpriz yaptı bana:) bütün AEON marketler zincirine Türk ayranı diye satışa çıkarttı. Hem de büyük reklamlarla, hatta televizyon, internete verdiği ilanlarla sanırım bir yaz boyunca reyonlarda kaldı.
Bir de aynı ürünü Lawson mini marketler zinciri de satışa çıkarttı.
O en büyük hayalin olan yazın kavurucu sıcağında, öğle molasında işyerine en yakın lawsona girip ayranımı alıp kana kana içtim:)) hemde öyle bir iki kere değil bayağı yaz boyunca ayrandan başka birşey almadım:)
Fiyatı da çok uygundu valla:)) 200 ml paket 100 yen'di (3 tl) Türkiye'de ki 1 tl değerinde 100 yen.

Ama malesef bir yaz sezonundan sonra aeonda da lawsonda da kaldırıldı bu ürün:(
Bir daha da çıkmadı. Demekki japonların damak tadına uygun değilmiş tuzlu ayran.
Onlara ancak şekerli ayran verin:) Hastanede bile kahvaltıya şekerli ayran veriyorlar.
Geçenlerde Takashiyama alışveriş merkezinde bir tane tuzlu ayran buldum:)
Ama çok pahalıydı. 360 yen civari birşeydi. O fiyata sürekli alamam malesef:(
Bu yazıyı paylaşmamın en büyük nedeni japonyada benim gibi nomu yoğurt diye yazılan paketleri annaaa ayran buldum diye alıp paranızı yakmayın:)
Hepsi de bize göre cok tatlı.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Japonya'da restaurant sırası bekleme.

Yüce allah japonları yaratırken ne güzel yaratmış.
Sabırlı, saygılı, sevgi dolu insanlar.
Japon milletinden başka hangi millet bir yemek için saatlerce kuyrukta bekler?
Bir japon o yemeği yemek istiyorsa muhakkak yer :)
Önünde değil 10 kişi, 100 kişi de olsa bekler abi!
İlk kez japonya'da  gördüm  restaurant'a girmek için kuyrukda beklenildiğini.


Bazı restaurantın önünde bu gördüğünüz rezervasyon listesi var.
Zaten sıradasın birde bu listeye adını yazmanın ne anlamı var bilen var mı? :)
Arkadaş bizim için soy adını yazarken çektim.
Karşısına da kaç kişi olduğumuzu yazdı.
Ya zaten önümüzde sadece bir aile vardı öyle kalabalık değildi dükkan.
Aileyi masaya yerleştirdikten 3 dakika sonra da gelip bize seslendi çalışan.
Bence maksat gelen müşteri sayısını öğrenmek.
O gün kaç kişiye yemek verilmiş sayılıyordur o listeyle :)
Bir de seslenirken isminizle hitap etmek içinde iyi oluyor bence:)
Nakamura san douzo onegaishimasu falanlar:()

4 Temmuz 2017 Salı

Japonya'da Mcdonald's part time ücretleri

Japonya'da yabancıların en rahat girebildiği tek şirket McDonald's tır.
Diğer şirketler iş görüşmesinde seni öyle bir süzer, iğnenin deliğinden geçirir ki sanki dersin mutfağa yamak degil de seo alacak herif :)
Sorar da sorar, isterde ister!
Ama bizim MC öyle değil :)
Seni iş görüşmesine çağırır.
Sabah iş görüşmesine gittiysen eğer öğleyi bulmaz işe başlarsın :))
Pek incelemez. Çalışma için herhangi vizen olması yeterli onlar için.
Birde bir bankada maaş yatırmak için hesabın olsun tamam:)
Hemen gidip pasaportunla japonya yabancı kimliğinin fotokopisini çek..
Banka hesap defterini de getir.
Bir de göçmen bürosundan çalışma izin kağıdını da bulundur (o kağıt olmadan hiç bir yerde asla çalışamazsın) hemen ertesi gün gel başla işe :)


Ah Mc ah! Ben çalışırken 3 kuruş maaş verirdin!
Ne oldu da maaşları yükseltmişsin??
Şuna bak ya saatini 930 yen'e çıkartmışlar.
Ben çalışırken saatini 850 yen'e çalışıyordum.
Gece 10'dan sonra 1.163 yen yapmışlar :)
Bence bu sizler için en iyi fırsat.
Çalışmak için okul, eş vizeniz varsa hemen başvurun derim :)
Ben 4 sene çalıştım mcdonald's da.
Çok rahat bir iş. Helede mutfak kısmı en rahatı.
Kasiyerlik zahmetli. Kasaya bakıyorsun, çöp sana ait, masaların temizliği, kapısı, pacası bir de 2-3 katlıysa vay halinize :)
Günlük o katları 200 kez iner çıkarsınız :)
Her gelen sipariş için koşturur durursun.

9 Mayıs 2017 Salı

Japonca itadakimasu ne anlama gelir?

Yaratana şükretmek, yaratanı yarattıkları için sevmek ne güzel..
Japonlar budist olabilir, hristiyan olabilir hatta ateist de olabilir ama bizden daha insancılar.
Bizden derken biz inançlı, Allah'ın emrettiğine göre insana ve hayvana saygı sevgi göstermemizi emreden dinimiz.
Nimetlerime şükret diyor, peki yemeğe başlamadan evvel ne kadar şükür ediyoruz veya besmeleyle başlıyoruz? Aklımıza geldikçe işte..
Japonlar günün 3 ana öğünde, ara öğünlerde, ikram edilen içecek ve yiyeceklerde, evde, iş'te, restaurantlarda, partilerde, sokaklarda her ağzına aldığı lokmada ilk önce elini birleştirerek yemeğe başlıyorum demeden, tanrılarına şükürlerini sunmadan, yapan kişiye elinize sağlık demeden yemez..
İster inançlı, ister inançsız olsun "İtadakimas" kelimesi ağzından düşmez.


Yazımı okuyan herkes bizimle aynı dinden olmayabilir.
Eminim sizin inançlarınızda da yaradana veya pişirip yapana şükür ve nimet dilekleri vardır :)
İtadakimasuuu ;p

30 Mart 2017 Perşembe

Osaka Rikuro ojisan cheese cake dükkanı.

Osaka'nın No.1 kekçisi, en iyisi, osaka diyince ilk anılanlardan biri oldu.
1956 yılında kurulmuş bir şirket ama ünü 10 yıla yakın bir anda yayıldı.
İlk merkez dükkanı Namba'da açılmış. İlk açıldığı günleri hatırlıyorum da değil dakikalar, abartmıyorum bir saati geçkin beklerdik.
Kuruluş tarihi eski olmasına rağmen ilk merkez şubesi açılması ilginç doğrusu.
Önceden nerede satılıyormuş merak ediyorum gerçektende:)
Yok böyle bir lezzet! Yok böyle bir tad!
Adamlar nasıl bir buluş bulduda şuan osakanın 1 numarası oldu..

Japonya'da isim yapmak, beğeni almak çok zordur.
Japonlar kolay kolay herşeyi beğenmeyen bir millettir..
Yeni açtığınız bir dükkana 6 ay ömür biçerler. Eğer ki o 6 ay içinde batmadıysanız köşeyi dönmeye hazır olun:)) battıysanız en az 20 yıllık birikiminizin üzerine sürahilerce su için:)
Bir japon beğenmiyorsa milyonlarda beğenmiyor demektir.
Bu kekin bulucusunu ayakta alkışlarım..
Turist çinli ve Koreliler ilk girişinden, dönüş saatine kadar defalarca satın alırlar.
Hatta 5-6 paket alıp ülkelerine götürürler.
Yeni yeni Çin'de de şubeleri açıldığını görüyorum..
Shangai de şubesi varmış. Orada yaşayanlar gidip denesin derim;p


Dükkanın adı "Rikuro ojisan cheese cake-りくろーおじさんチーズケーキ" Rikuro amca peynirli kekçisi. Kekleri gözünüzün önünde yapıp, fırına atıp, dumanı üzerinde sıcak paketleyeyip satıyorlar.
O yüzden adına "Yakitate cheesecake-焼きたてチーズケーキ" sıcak peynirli kek derler.
Müşterilerin %99'u sırf sıcak sıcak olsun diye dakikalarca sırada bekliyor.
Dükkanın önünde iki farklı kuyruk oluşturuluyor.
Birisi sıcak kek kuyruğu, diğeri de en fazla 30 dakika önce pişirilmiş soğumuş kek kuyruğu.
Zamanı olmayan kişiler​, soğuk kek kuyruğunda beklemeden alıp çıkıyor.
İşi olmayan, hemen yemek isteyen sıcak sıcak alıp hem yürüyor hemde yiyor.

Bu kekin tadı bildiğiniz ekşi peynirli keklere benzemiyor.
Çok hafif, peynir tadını hiç almıyorsunuz ve o kadar yumuşak ki tıpkı şifon kek gibi parmağını bastır içine gömülüyor. Elini çek kendi kendine geri kabarıyor :)
Aşağı yukarı 12 sene evvel açılmıştı bizim semt'e. O zamanlar malûm japoncam kıt:)
İş güç yok. Çıkardım çarşıya, çarşının hemen başında dükkan.
O zamanlar kek 500 yen'di. Türkiye'de 5 TL gibi düşünün. 5 TL ye kocaman bir kek alıyorsun.
Çarşının başında alırdım, çarşının diğer ucuna kadar tahminen (3 kilo metre) yol hem yiyordum hemde sağa, sola mağazalara baka baka geziniyordum.

Zamanla japoncayı ve kanjileri öğrendikçe yediğim, içtiğim ürünleri soruşturur, araştırır olmuştum. Bir gün yine bu keki alırken bir de bunu öğreneyim dedim.
Ne öğreneyim :) jelatin varmış içinde. Zamanla altındaki kuru üzümleride alkolle marin ettiklerini de öğrendim. Bu sadece benim tercihim olduğu için kendime yasakladım:)
Ama sakınmayanlara tavsiye E-D-E-R-İ-M :) inanın yiyemediğime üzülüyorum yalan yok!
Böyle bir tadı bin yıl uğraşsam tutturamam. Tuttursam bolca yapıp yerdim :))
Benim gibi sakınmayanlara önerim, osakaya gelmişken bir deneyin derim :)

9 Şubat 2017 Perşembe

Japonların enfes Tapioccalı içecekleri..

Son yıllarda dikkatimi çeken bir içecek var.
Adını ilk başlarda bilmiyordum. Türk arkadaşım berrin içmiş, japon eşinden adını öğrenmiş.
Yine arkadaşımla boş bir günümüzde sözleştik ve bu sefer " Tennoji - 天王寺 " de buluştuk..
Bana, sürekli gittiğim bir dükkana gidip orada oturup sohbet edelim dedi.
Çıktık küçücük bir dükkana girdik. Aylardır dikkatimi çeken ama mâlesef çok pis bir huyum olan, bilmediğim birşeyi birinin tavsiyesi olmadan yiyememe gibi bir huyum olduğu için cesaretimi toplayıp alamamıştım. Ama bu güzel tesadüf bana süper geldi :))
Dükkanda satılan bu çeşit çeşit bardakları görünce sevinerek aaa bende bunları hep merak ederdim nasıl birşey? Tadı neye benziyor? Diye sorularımı sıralayıp durdum :p

Arkadaşım da; bildiğimiz buzlu kahve, çay, meyve suyu. İçine sadece " Tapiocca - タピオカ " dedikleri, " Manyok bitkisi "nden elde edilmiş nişasta tadında bir jel var dedi.
Bu bitkiye Türkçe de " Fekül " deniliyormuş. İlk defa duyuyorum?
Arkadaşımın tavsiyesiyle çok şükür merakımı giderdim :))
Yoksa hayatta alıp deneyemezdim! Fiyatı 500 yenden başlayıp, 800 yene kadar çıkıyor.
Bardağın ve içindeki içeceğin büyüklüğüne ve çeşidine göre değişiyor.
Bazıları da krema katılmış. Ben buzlu kahveli olanına bayılıyorum harika bir tad..
Plastik veya cam bardağın içine genişçe kocaman kamış koymuşlar.
O lop lop tapioccalar rahat geçmesi için özel olarak yapılmış.


Her defasında onca parayı sadece bir bardağa vermeye bazen kıyamıyorum:)
Yaz aylarında canım öyle bir çekiyor ki 500~800 yen (16~30TL) ağır geliyor..
Bende pastane ürünü satan bir dükkanda tesadüfen pişmemiş çiğ olanını buldum.
Hemde 300 gr. 350 yen (17 TL) civarı ediyor. Tarifini de tezgahtar kızdan alıp eve getirdim :)
Kızın tarifine göre; bir cezveye suyu koyup, iki yemek kaşığı bu tapiocca tanelerini koyup, orta ateşte en az 20 dakika haşla dedi. Aynen dediği gibi de yaptım.
Onlar Haşlanırken bir taraftan da buzlu kahveyi hazırladım.
Haşlanıp soğumuş tapioccaları buzlu kahveye döktüm.
Önceden aldığım kahvelerden sakladığım büyük kamışımıda çıkarıp koydum bol bol içtim:))
İlginç, tropikal japon yiyecek birşeyler alıp denemek isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.
İster benim gibi bir paket çiğ olanından alıp en az 15 bardaklık yapabilir, isterseniz kafelerde bardak bardak doyasıya hazırını alıp içebilirsiniz :)

26 Ocak 2017 Perşembe

Japon yumurta kızartması Tamagoyaki...

Bir kaç önceki paylaşımımda tamagoyaki tavasını tanıtmıştım.
Sağolsun takipçilerim tavadan çok, yumurtanın pişirilme şekline odaklanıp illa tarifi isteriz diye facebook ve instagram'dan mesajlar gönderdiler. Ama tavası da ilginç değilmiydi ya?:)
Japonların günde üç öğün yedikleri, yemekten bıkmadıkları çok leziz olan bu yumurta pişirmeye "Tamagoyaki-卵焼き" ( yumurta kızartması ) diyorlar.
Bizim yumurtaya yağ dan başka birşey koymuyoruz (çeşitlerinden bahsetmiyorum :p)

Ama Japonlar kendi yemek kültürlerinin besinleri olan
Soya sosu 醤油
Kurutulmuş balık suyu tozu 出汁
Japon yemeklik içkisi 酒
Mirin dedikleri alkollü sos みりん katıyorlar.
Aynı bizdeki gibi her bölgenin bir pişirme şekli vardır.
Kimisi sadece balık tozu, tuz, şeker, su, yumurta koyuyor.
Kimisi de japon içkisi, soya sosu, mirin ve yumurtayla yapıyor.
Farklı farklı kişilerden farklı tarifler alarak ve mâlesef alkol kullanmadığım için size vereceğim tarifte Mirin ve japon içkisi olmayacak.
Fakat sakınmayanlar evlerinde varsa su yerine mirin veya içki katabilir.

Yazı olarak malzemeleri ve tarifi vericem. Video ilede sıralamasıyla nasıl birşeye benzediğini göstericem. Bence önce videoyu izleyin ki neyi ne kadar koyacağınızı, tavayı nasıl yağlayacağınızı, pişirmeye nasıl başlayıp, nasıl bitireceğizi ve en son neye benzeyeceğini kafamızda bir fikir edinmiş olacağız.. Haydi başlıyoruz canlarım :)

Malzemeler
3 yumurta
1 tatlı kaşığı soya sosu  (her markette çok rahat bulunuyor.)
1 çay kaşığı balık tozu (Yoksa sebzeli tavuk veya balık suyundan 1 yemek kaşığı)
1 yemek kaşığı su
1 tatlı kaşığı şeker
1 cimcik tuz  (soya sosu çok tuzludur.eger yumurta tuzsuz geldiyse az daha tuz atabilirsiniz veya soya sosunu 1 yemek kaşığına çıkarabilirsiniz.)
------------------------------
1 tatlı kaşığı japon içkisi (alkollü olduğu için sakınmayan koyabilir. İsteğe bağlı)
1 tatlı kaşığı mirin  (alkollü olduğu için sakınmayan koyabilir. İsteğe bağlı)

Yapılışı
Yazıyı tamamen okuyana kadar bekle canım:) Çünkü bir kaç önerim olacak.
Malzemelerimde her hangi birşey yazmadım ama bu sizin hayal gücünüze bağlı.
Örneğin:1 tane taze soğan doğrayıp çırpılmış yumurtaya katabilirsiniz. Tavanın ilk katına dökülen yumurtaya, tavanın ucunda bir örgü peyniri koyup katlayabilirsiniz. Japonların en çok kullandığı yengeç koyup katlayabilirsiniz veya çok azıcık ıspanak doğrayıp yumurtaya katıp karıştırabilirsiniz..
Yani sadesi de çok güzel oluyor, damak tadınıza göre bir malzemeden çok azıcık katmakta.

İlk önce malzemelerimizi topluyoruz:) 3 yumurta sığacak büyüklükte bir kase bulun:)
Yapışmaz yumurta tavası (kare olmalı ama mâlesef Türkiye'de satılmadığı için yuvarlak tavada da olur. Biraz marifet isteyen bir iş olacak :)
Küçük bir tabağa sıvı yağ koyuyoruz. Bir mutfak peçetesi, varsa hashi yoksa küçük maşa.
Tavaya direk yağ koymuyoruz. Peçeteyi yağa bandırıp tavaya sürerek yağlıyoruz.
Yumurtaları kaseye kırıyoruz. Hashiyle veya çırpacakla omlet yapar gibi iyice çırpıyoruz.
Yumurtanın beyazı tamamen ölmeli. Sonra tüm malzemeleri yumurtaya katıyoruz.
Çok az da birlikte çırpıyoruz. Çünkü malzemelerin özü gitmemesi gerek.
Tavanın altını orta ateşte yakalım. Peçeteyi dürüp yağa batırıyoruz. Hashi veya küçük maşayla tavayı yağlıyoruz. Aynı krep yapar gibi azar azar 3-4 kerede pişirecek kadar göz kararı küçük bir kepçeyle tavaya yumurtayı bir kat döküyoruz..
Tavayı ince bir kat tamamen sarana kadar yumurtayı yayın..
Eğer yumurta göz göz oluştuysa üzerine basıp havasını alın..
Çok ince bir kat olduğu için 30 saniye kadar ateşte tutup tavanın kulp tarafı değilde diğer ucundan doğru, kulp tarafına kat kat yapıp getirin.
Katlama da zorlanıyorsanız plastik spatula ile de katlayabilirsiniz.
Tavanın açılan tabanına yine yağ sürüp katlandığımız yumurtayı tekrar öbür uca doğru sürükleyin. Bu sefer de kulp tarafına doğru açılan yere yağ sürüp yine bir kepçe kadar yumurta dökün. Yine tavaya yayın. Hatta pişen yumurtanın altına doğru da yayın ki çabuk kalınlaşsın. Tekrar ucdan doğru katlaya katlaya getirin.
Tekrar bir o ucu, bir bu ucu yağlayarak yumurtayı geri uca gönderin.
Kasede ki yumurta bitene kadar bunu tekrarlayın..
Eğer kalınlığı yeterliyse 3 yumurta iyi. Daha kalın istiyorsanız yumurtaları ve malzemeleri göz kararı çoğaltın. Şeklinden memnun kalmadıysanız sushi için olan bambu sarma ile yoksa spatula ile şekillendirip servis edebilirsiniz.
Her insanın damak tadı farklı olabilir. Biraz daha tatlı olsun isterseniz şekeri artırabilir, daha tuzsuz isterseniz tuz koymayabilirsiniz .. Afiyet olsun..

13 Ocak 2017 Cuma

Japonların en çok kullandığı yağ rado nedir?

Japonya'ya ilk geldiğimde ne helâli, ne haramı bilirdim.
Ha tamam domuz yemiyoruz, alkol kullanmıyoruz bunu biliyordum ama yediğimiz ürünlerde katkı malzemesi var mıydı? temiz miydi bilmeden yaşadık türkiye'de..
Müslüman ülkesinde insanın hiç aklına gelmeyen bir şeydir bu helal/haram içerik.
Yurtdışında bu sorunla karşılaşmayan (sakınan) müslüman yoktur diye düşünüyorum..
Ben ilk kez japonya'da tanıştım bu sorunla.
Tanışmadan önce domuz etinide yedim, alkollü tatlısını da yedim.
Bilerek mi ? haşa! Bilmeyerek yediğim etin domuz eti olduğunu iki lokmadan sonra anladım.
Yediğim onlarca çikolatanın içinde alkol olduğunu benden daha koyu müslüman dostlarımdan öğrendim.
Yani anlayacağınız tüm bu bilgileri tecrübe ede ede kazandım!
Allah af etsin..
Beni bunca yıl zorlayan en büyük düşmanım domuz yağıdır..
Neredeyse her hamur işlerinde kullanıyorlar..
Özellikle de restaurantlarda "Tenpan" dedikleri ızgara masalarda kullanılıyor.
Örneğin: "Okonomiyaki-お好み焼き" japon kültürünün baş tacı yemeğinin pişirildiği saç tezgahlarda "Rado-ラード" dedikleri domuz yağı kullanılıyor.
Çok çeşit okonomiyaki restaurantları var.
Girmeden önce sac'a ne tür yağ sürdüklerini sorabiliyorsunuz.
Bazı restaurantlarda rado tüketemediğinizi, onun yerine sıvı yağ kullanmalarını rica edebilirsiniz.
Kullandıkları ürünleri ve sacı temizlenmesini rica edebilirsiniz.


Sokaklarda sıkça gördüğünüz "Kyabetsu yaki-キャベツ焼き" yani lahana, yumurta, krep ve sostan oluşan bir kızartma pişirme sacına bu yağı kullanıyorlar.

Tatlı olarak "Kasutera-カステラ" dedikleri küçük bebek veya insan şeklindeki sıcak kekleri pişirilen saç makinelere sürülüyor.
Çok çok lezzetli bu küçük kekçikleri pişiren bazı tezgahlar sıvı yağ da kullanabiliyor.
Sorun derim ve yemenizi şiddetle tavsiye ederim :))

Eğer Osaka'ya gelirseniz meşhur Osaka yemeği olan "Tako yaki-たこ焼き" ahtapotlu krepler de aynı sistemle pişiriliyor. Ahtapottan tiksinmeyenlere öneririm. Harika bir lezzet..
Yine bu takoyacilerin %80'ni rado yağını kullanıyor.
Bir ihtimal salata yağı kullanana rast gelirseniz deneyin derim.

Birde "Suki yaki-すき焼き" de tenpanlarda (sac'da) pişiriliyor ona da bayılıyorum.
Ama mâlesef dışarıda yiyemediğimiz için evde kendim sosları alıp pişiriyorum.
Yani anlayacağınız tepside, tavada, fırında, saç'ta hazırlanan tüm yemeklere rado denilen domuz yağı sürülüyor. Aklınızda olsun. Yemeden önce eğer dikkat ediyorsanız sorun..

Japonların ilginç yumurta tavası..

Mutfağımın en güzel parçasını bugün görünce aklıma geldi :)
Aaaa dedim takipçilerime bunu niye tanıtmadım :p
Ayıla bayıla kullandığım en nadide parçalardan biridir bu.
Japonların ilginç "Tamagoyaki-卵焼き" tavasını tanıtasım geldi sizlere :)
Japon mutfağının en lezzetli yemeklerinden biri olan soğanlı, soslu omletler bu dik dörtgen veya kare tavalarda pişiriliyor.
Hazırlanan omleti, aynı krep pişirir gibi kepçe yardımıyla azar azar döküp, tavanın ucunda toplayıp kat kat yapılarak pişiriliyor.
Japon evinde, gelin çeyizinde olmazsa olmazı bu tavalar her evde en az 2 tane bulunur:)
Bizim gibi %50 japon olan Türk evinde bile iki tane var bu tavadan.
Tamago yakiyi kızım çok seviyor. Japonlar günün 3 öğünü yapıp yiyor.
"Obento" Beslenme kutularında kesinlikle olur bu omlet.
Bir gün bu japon omletin yapılışını ve tarifini size vericem. Denemenizi tavsiye ederim :)
Türkiye'de mağazalarda aramadım da görmedim de varsa tariften sonra bu tavayla deneyin.
Japonya'da yaşayıp ta tamagoyaki yi öğrenmeyen yabancı tanımıyorum:)
Japoncayı, kanjiyi öğrenmek kadar mecburi bir şeydir bu yemek :))


19 Kasım 2016 Cumartesi

Japonya'nın Helal peynirleri (1) ..

Hehehe yine ben peynir kolik olarak bugün size farklı bir çeşit olan, dilimlenmiş kaşar peynirini tanıtmak istedim.
Japonya'da peynir kültürü yok demiştik. Ama Avrupa japonyayı öyle bir avuçlarının içine almış ki her yerde Avrupa ürünleriyle dolu artık:)
15 sene önce ilk geldiğim günleri hatırlıyorum da yeminle bir peynir bulmak imkansızdı.
Büyük süper marketlerde vardı ama tek kişilik, iki lokmalık peynir, gelde paraya kıyda al?
O zamanların iki lokmalık peynirleriyle ben iki kilo getiriyordum türkiye'den:))

Zeytini hiç sormayın:) "Yamaya" marketler zincirinde bulmuştum uçuyordum..
Yaşasın zeytin buldummm. Bir kavanoz 200 gr. Bunun 50 gramı su:)
Sana kalıyor bir avuç zeytin. Neysem aldım eve getirdim.
Attım ağzıma birşey anlamadım?
Bir tane daha, bir tane daha hala anlamıyorum! Ne yiyorum ben??
Hani zeytin dediğin mis gibi kokar, tuzludur, birazcıkta acımsı olur.
Ama yok bu saman gibi! Almışlar içinden çekirdeğini, basmışlar salamuraya..
Ha ot yemişim ha bu zeytini:) O kadar da para vermişim:))
İşte peynirleride zeytinleride zor bulunan bir dönemden binbir çeşit bulunan dönemlere geldik.
Şimdi japonya'ya gelenler cennette gibiler.
Kıymetini bilsinler bu günün..

İlk ürünümüz "Kraf" firmasının "スライスチーズ" dilimlenmiş peynirdir..
Japonlar pek baget ekmek bilmezler. Varsa yoksa tost ekmeği.
Anca alışıyor insanlar ne yapsınlar:)
Sabah bir dilim ekmeğin üzerine bir tane bu peynirden atıyorlar tost makinesine ayak üstü yiyip koşuyorlar iş'e.
Ürünümüz temizdir. Afiyet olsun:)

原材料名:
ナチュラルチーズ、ホエイパウダー、乳化剤、pH調整剤


Sıradaki ürünümüz de "Yukijirushi-雪印" firmasının"スライスチーズ" dilimlenmiş peynirdir.
Üstteki ürüne oranla daha az katkı içeriyor.
Pek bulunmayan bir ürün ve lezzetlidir. Bayılıyorum bu peynirle tost yapmaya..
Afiyet olsun:)

原材料名
ナチュラルチーズ、乳化剤

Japonya'nın Helal Kaşar peyniri (1) ..

Seviyorum bu ürünü yaaa:))
Cidden çok leziz bir tadı var. Taze kaşar ama Türkiye nin kaşarından daha leziz.
Doğal bir tadı var. Aslında eski kaşarı çok severim.
O ekşimsi bir tadı olur ya işte kaşar peynir dediğin hafif ekşimsi olacak.
Nerede o eski peynirler.. Şimdiki peynirler olmuş suni, saman gibi.
Saçma sapan katkı maddeleri, renklendiricileri, tatlandırıcıları var içeriğinde.

Eski peynirler; süt, yağ, tuz.. Şimdi içeriğine bakıyorum kodlanmış şifreler yazıyor.
Sanki insan oğlu üzerinde deneyler yapılıyor gibime geliyor!
Labaratuvar da olan tüm kimyasallar şimdi bütün gıda maddelerinin içerisinde.
Kanserler, obeziteler tavan yapmış bir dönemdeyiz mâlesef.
Aslında ben bu işin helal/haram işinden çıktım. Sağlıklı/sağlıksız yönüne bakar oldum.
Artık Japonya'da olsun, Türkiye'de olsun asla içeriğine bakmadan bir sakız bile alamıyorum.
Yeminle bu bende bir takıntı haline gelmiş artık.
Ne zaman Türkiye'de bir çikolata alayım kendimi arkasını çevirmiş, okuyor buluyorum.
İnanının 100 tane alıp okumuşsam, sadece 1 kere satın alıyorum.
Çünkü tamamen kimyasallarla üretilmiş bir ürün o.
Kesinlikle icinde %100 kakao, yağ, şeker, un, tuz kullandıklarına inanmıyorum.

Türkiye'de 15 senedir margarin kullanmadığıma inanırmısınız?
Kesinlikle türkiye'de temiz margarin yoktur!
Nolur bir arkasını alıp okuyun.. kimyasal, kimyasal+ renklendirici: Beta karoten..
Bunun bir böcekten elde edildiğini duymuşsunuzdur?


Neysemmm gelelim ürünümüzü tanıtmaya:)
İçeriği helal olan bir üründür. Tadı da güzel. Türk kahvaltılarıyla cok uyumlu bir tadı vardır.
Beyaz peynir yerine kullanabileceğiniz uygun peynirlerden biridir.
Afiyet olsun:)

原材料名:
ナチュラルチーズ、ホエイパウダー、乳化剤、pH調整剤、レシチン(大豆由来)

Not: 2-3 yılda bir ürün içeriği değişmektedir. İleride içeriği değişmişse size buradan bildiririm.
Siz benden önce duyarsanız sizde bana bildirin:))

Japonya'nın Haram katkılı Buzlu kahveleri (1)..

İnanabiliyormusunuz kahvenin bile helâli, haramı olduğunu?:))
Şaka gibi geliyor ama gerçektende Japonya'da önümüze konan her kahveyi bile içemiyoruz:)
Bir kahvenin içinde ne olabilir?
"Mr. RAİNİER" markasının "DOUBLE エスプレッソ" kahvenin içeriğindeki "Nyuukazai-乳化剤" hayvansal katkılıdır..
Bu markanın diğer kahve çeşitlerine de dikkat edin.
Sadece tek üründe kullanmamışlardır eminim:)

原材料名:
砂糖、果糖ぶどう糖液糖、乳製品、ココナッツオイル、コーヒー、食塩、香料、カラメル色素、乳化剤


Sıradaki ürünümüz "Morinaga" firmasının  Piknik "Kafe ore-カフェ・オ・レ" coffee oreo..
Her markette çok rahatlıkla bulunabilen ve çok uygun olan bir üründür.
Bu ürünümüzün içindeki "Nyuukazai-乳化剤" hayvansal katkılıdır..
Mâlesef bu ürünümüzü içemiyoruz..
Bende café ore hastasıyımdır:) Hele de yaz aylarında elimde yürüyerek içmeyi çok severim.

Youtube Kanalima Abone Olun

Sosyal Medya Kanallarimdan da Beni Takip eddebilirsiniz