24 Şubat 2016 Çarşamba

Japonya'nın sağlık ve hastane sistemi

En başından beri bloğumu okuduysanız Japonya'ya "Böbrek tedavisi" için geldiğimi iyi bilirsiniz.
Yani Japonya'ya geleli, ömrüm hastanelerde geçti :)
1. Sigortalı olma
Japonya'ya gelir gelmez 1 yıllık vize işlemlerime başladık. 10 günü buldu almam.
Vize alındıktan sonra yabancı nüfus cüzdanımı aldım.
Özel Sağlık sigortama  başvurumu yapıp birkaç gün sonra sigortalı'da oldum.
Sıra geldi iyi bir Böbrek hastanesi bulmaya.


2. Tedavi Başlangıcı
Patron'un japon eşi'nin araştırmaları sonucunda Esaka'da bulunan "井上- İnoue" hastanesine başladım.
İlk önce dahiliye bakıyor Türkiye'deki gibi.
Sonra Nefroloji'ye yönlendirildim. Çok sevimli ve saygılı doktoru, hemşiresi ve görevlileri var.
Sıralama tüm dünya'da olduğu gibi idrar, kan, röntgen verildi ve çekildi.
Türkiye'deki gibi tahlilini vermek için sıraya gir. Röntgen için git randevu al.
Çıkınca kuyruğa gir, çıktıyı al getir doktora ver onlar yok burada.
Türkiye'nin sadece özel hastaneleri gelişmiş.
Çapa/Cerrahpaşa gibi devlet hastaneleri sağlıklı insanı bile hasta eden sistem hala devam ediyor :)
Japonya'da devlet hastanesi/özel hastahane diye değilde hangi dala bakıldığıyla ayırt ederseniz, en iyi hastaneyi ve doktorları bulmuşsunuz demektir:)
Anlayacağınız, sistem aynı sistem.
Zengin/Fakir ayırt edilmeksizin aynı muameleyle karşılaşırsınız.

Her hastanenin bir karşılama görevlisi vardır.
Sizi kapıda karşılar ve niçin geldiğinizi sorar?
Bir kaç dal bulunan bir hastanedeyseniz, rahatsızlığınızı söylersiniz.
Sizden sigorta kartınızı ister. Hala sigortanız geçerlimi değil mi bakılır bilgisayardan.
İşlem merkezdeki görevli sizin geldiğinizi yukarı hemşireye bilgisayar yoluyla haber verir.
Sizede dosyanızı verip hangi kat veya numaradaysa tarif eder gönderir.
Eğer ilk gelişinizse, sizi karşılayan görevli size refakat edip Dr. kapısına kadar kendi elleriyle götürür. Hemşirenin yanına çıkıp dosyanızı hemşireye verip buyrun oturun diye size yer gösterilir. Ateşli bir hastalıksa derece verilir, ateşiniz ölçülür.
En fazla 3-4 kişi olur önünüzde. Hemen sıra gelir. En fazla 15 dk beklersiniz.

3. Hastahane'de yatma
Japonya'da hastahane'ye 3 kez yatmışlığım oldu.
Biri böbrek, biri doğum, diğeride kadın hastalıklarından.
Hastalık olmasa, japon hastahanesinde yatmayı çok seviyorum desem yalan olmaz:)
Hastahane değilde 4 yıldızlı otelde kalıyorsun sanki:)
Benden özel eşyalarımı getirmemi istediler.
(Yüz havlusu, el havlusu, diş fırçası ve macunu, bardak,kaşık)
Aşağıda resepsiyondan otele giriş yapar gibi yatış girişimi yaptım.
Bir görevli valizimi alıp asansörle odama, yatağıma kadar getirdi beni.
Yatışlar sabah 10 da başlar. Sabahtan yatış yapıldığı için hiçbir şey yapılmıyor yarım gün.
Tek kişilik odada da olsa 4 kişilik odada da olsa her yatağın çevresi kalın bir perdeyle çevrili.
Akşama kadar ertesi gün için gelen gelene.
Ameliyat hane görevlisi gelip nasıl bir ortam olduğunu anlatan bir katalog getiriyor.
Oturuyor yatağın yanında yere diz çöküp izin istiyor
Buyur dedikten sonra başlıyor anlatmaya.
Ameliyathanenin resmini gösteriyor. Yatış pozisyonunu tarif ediyor. Kaç saat süreceğini söylüyor. İlk neyle başlayıp, nasıl devam edip, nasıl bittiğini gösteriyor.
Peşine doktorun geliyor. Moral verip rahatlamanı sağlamak için espiriler yapıyor:)
Onun peşine sana refakat edecek hemşiren geliyor. Sabah ilk yapılacakları anlatıyor.
Narkoz uzmanı geliyor her hangi bir heyecan, rahatsızlık, tedirginlik varmı diye kontrol ediyor.
Akşam yemeğim geldi. Ameliyattan önce son yemeğim 24 saat aç bıraktılar sonra:(
Akşam hemşire gelip serum takmaya, kan almalara başlıyor. Sabaha kadar 2-3 serum yiyorsunuz.
içine ne katılıyorsa artık!
En az 5 tüp kan alınıp sabaha tahliller yetiştiriliyor.
Sabah 8 de ameliyatlar başlanıyor. Erkenden ameliyat önlüğünü getirip giydiriyor hemşire.
Sıran gelince hemşire ve hasta bakıcı sedyele gelip ameliyathane'ye kadar götürüyorlar.
Japonya'da refakatçiye ihtiyaç yok.
Sadece ziyaretçi olarak geliyor aileler.
Tüm hasta bakımları, hasta bakıcıları ve hemşirelere ait.
Ameliyatın ilk iki günü hemşireler yemeğini yediriyor, suyunu içiriyor.
Sıcak su ve sıcak havlu getirip, tüm vücudunu silip temizliyor.
Türkiye'de aileden biri hastahanede yattığında hem hasta hemde aileler rezil oluyor.
Burada hastalar, bilir kişiler elinde çok daha iyi bakılıyor.

Hastanede banyoda bulunuyor. Hemde öyle bir tane de değil:) her katta 4 tane banyo var.
Önünde de sıra cetveli. Sabah 6 dan akşam 9 a kadar. İçinden bir saate ismini yazıyorsun.
Saatin geldiğinde o banyoya kimse adımını bile atmaz.
Çünkü o saatte birinin geleceğini biliyor diğer hastalar. İstersen her gün banyoya girebiliyorsun.
Her yataklı katta çamaşırhaneler var.
Makineye 300 yen atıyorsun,
1 saatte yıkıyor, duruluyor, sıkıyor veriyor eline:)
Mis gibi kokan yumuşatıcısıda içinde.Yani eve çamaşır göndermeye gerek yok.
Yatan hastaların çoğu yaşlı ve kimsesiz olduğu için düşünülmüş herhalde bu?

Sıcak su ve sıcak japon çay çeşitleri bulunan bir makinesi var.
Küçük bir bölüme konulmuş.Yanınızda çay veya su bulundurmak zorunda değilsiniz.
Kendinize ait şişe veya bardakla, istediğiniz zaman doldurup içebiliyorsunuz.
Bardak unuttuysanız kağıt bardaklar var .Ama ameliyatlıken tehlikeli olabilir.
Yiyecek öğünlü, içecek sınırsız:)

Genelde hastahaneler 5~10 katlı olabiliyor. 5-6 kattan sonrası yataklar başlıyor.
Katın birinde restaurant oluyor. Birinde market. Birinde kantin. Yani sokağa, caddeye, dışarı pijamalarla çıkmaya gerek yok:)
herşey binanın içinde mevcut.
Hastahane'de bedava internette var:) Tabletini, telefonunu istediğin kadar kullanabiliyorsun.
Her yatak başında kendine ait televizyonun oluyor. Ama televizyon kartı almak zorunlu.
Günü birlik veya haftalık kartlar olarak satılıyor.
TV nin önünde girişi var.
Kullanacağın zaman yerine tak izle. İstemediğinde TV kapat kartı durdur.

Hasta ziyaretine gittiğiniz zaman sakın haa çiçek götürmeyin:)
Çiçeğin her türlüsü yasak! Saksıda olanı, demet olanı.
Yapay çiçek getireni görmediğim için ona birşey diyemem.
Neden çiçek yasak?
Japonya'da en çok görülen allerji "Polen" dir. Neredeyse %80 nine yakın Japonlarda polen zamanları aksırmalara, tıksırmalara rastlarsınız.

4. Hamilelik dönemi ve Doğum
Bu konuya bir önceki yazımda değinmiştim.
Bayağı bir detaylı şekilde anlatmıştım.
Ben 2004 de doğum yaptığım için. Şuan biraz farklılıkları olabilir. Ama işlemler ve sistem hala aynı şekilde devam ediyor.
Geçen sene Türkiye'den yeni gelmiş bir bayan arkadaşım için her ay onun kontrolüne ben gitmiştim.
Tercümanlık için yardıma ihtiyacınız varsa her zaman yanınızdayım:) önceki yazımın linki alttadır.
Hamilelik yazım bu linkte..

2 yorum:

  1. Türkiyenin muhafazakar kesmindensiniz ama Japonya yi övmeniz hosuma gidiyor,cünkü muhafazakar kesim genelde sürekli olarak yurt disi ülklerini kötüler.Birazda sundan bahsedin lütfen,mesela japonya neden Türkiye den daha rahat ,bunun nedenlerini mada made gözlemlerinize dayanarak sirlarmisiniz?Mesela caliskanlik larindan bahs edilir ,gercekten öylemidir?genelde inanc yönünden dünyavi olduklarindn bahs edilir bu bir etkenmidir?Aslinda basarilarinin altinda yatan nedene ulasmak istiyorum?bizde eksik olan nedir ki o rfaha o düzene o rahatliga ulasamiyoruz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba, ilk sorunuza cevap olarak bu yaziyi yayinladim.
      japonya neden rahat turkiyeden?
      http://osakaninmuhtari.blogspot.com.tr/2016/02/japonya-neden-rahat-bir-ulke.html

      caliskanliklarina gelirsek.
      http://osakaninmuhtari.blogspot.com.tr/2016/02/japonyada-patron-kral-isci-kole.html
      az da olsa belki cevap bulmussunuzdur umarim :)
      daha dini konuma gelmedigimiz icin.bir ara ondanda bahsetmek isterim :)

      Sil

Youtube Kanalima Abone Olun

Sosyal Medya Kanallarimdan da Beni Takip eddebilirsiniz