16 Şubat 2016 Salı

Japonya'da çalışmak

Belki bu yazımda japon arkadaşlarımız bana kızacak bizi kötü tanıtmış diyecek ama gördüklerimi, yaşadıklarımı yazmak istedim sizlere.
Bütün japonya geneli için diyemem bu yazdıklarımı.
Osaka ile Tokyo insanının karakteri bir değil.
Nagoya'da yaşayanlar da biz böyle bir şey görmedik yaşamadık demesinler lütfen.
Çünkü her şehrin insanının karakteri faklı farklı.
Ben Osaka'yı biliyorum, Osaka'daki bir kaç büyük ve küçük esnaflarla çalıştım, yaşadım ve gördüm.
Kusura bakmayın sizi ne kadar çok seviyorsam patronumdanda o kadar nefret ediyorum.
Üstlerinize göre siz ister memur olun, ister işçi, onun gözünde bir hiçsiniz.
İş alemi o kadar zorki Japonya'da. Ezilmek, hakarete uğramak, dayak yemek, küfür işitmek çok normal karşılanıyor.
Çok samimi, çok sevdiğiniz arkadaşınız gözünüzün önünde dayak yerken, birşey yapamamak ne kadar acı olduğunu benden iyi kimse bilemez!
Ses çıkaramıyorsunuz.. Sebep?
İşten çıkarılma korkun var.
kendilerini sizden üstün görenlerde emin olunki nelerle karşılaşmıştır o mevkiye gelmek için.
İlk iş gününüzde size hoşgeldin derken aklından neler geçirdiğini tahmin bile edemezsiniz:)
Sıra sende diyor göz bebekleri:)
Hele birde bir  yabancıysan!
Sesin soluğun kesiliyor gördüklerin karşısında.

İş bulmak için japon'a karşı %10 şansın var demektir.
Onların o firmaya verebileceklerinin yanında seninkisinin adı bile edilmez.
O yüzden bir şirket çalışan alacağı zaman ilk tercihi kendi milleti oluyor! sen ikinci plandasın hep.
Bir iş buldun mu herşeye göz yummaktan başka çaren var mı?
Kendi insanına 3 iş buyurmuşsa sana 10 iş buyuruyorlar.
İşe başlayalı 6 ay olmuş, eğitimlerini almışsın artık yetiyorsun herşeye. Ben iyiyim ustayım diyorsun.
Bir japon alıyorlar, işe başlayıp eğitim alması 10 günü bulmuyor başlıyor sana iş öğretmeye, emir vermeye!
Sen onun üstüsün herkes de biliyor kendiside biliyor.
Ama aradaki fark? O japon sen bir yabancısın.
emir verebilirmiş!
Çok işte çalıştım. Bu sadece bir yere has bir sistem değil. Her yerde aynı muameleyle karşılaştım! Karşılaşanı gördüm.


McDonald's ta başladım ilk çalışmaya.
2006'da eşimin çalıştığı yer bir anda kapanınca işsiz kaldı adam. Çocuk'da kucağımda 1,5 yaşında daha. Hemen koştum belediyeye, acil Kreş aradım buldum.
kapı kapı dolandım MCDONALDS'da iş buldum.
McDonalds %50 den fazla yabancı çalıştırıyor.
Merkezdeki şubelerinde turist çok olduğu için müşterilerine iyi hizmet vermek adına koreli, çinli, İngiliz çalışan arıyor özellikle.
İlk türk elemanı'da ben olmuşum:) 3 günlük eğitim aldım.
Eğitim döneminde bile maaş alıyorsunuz:)
Osaka'nın Namba Ebisuhonmachi shoutengai deki MC de başladım. Orda tek o var zaten.
Japon, Çin, Kore ve bir Türk 4 uyruk elemanla çalışmanın zorluğunu anlatamam size:)
Koreliler çok vurdum duymaz ve bencil.
Kendi milletinden başka dost tutmaz.
Çinliler çok kıskanç, çekemez başarılı birini.
Japonlar çok diktatör, emirci, hüküm sahibi hissediyor kendini. Senin bir alt kademen de olsa emir verir!

Bendeniz bir Türk, azimli, çalışkan, kendini gösterme çabasına girmiş, bir kül kedisi:)
Yumruğu vuran alıyor ağzımdan lokmayı:)
Valla üstümünde emrine koşuyorum, altımında.

Yeterki tatsızlık çıkmasın.
Biliyorum haklıyım çoğu yerde ama olay büyüyor.
Japonlar çok çabuk parlıyor  büyütüyorlar meseleyi. Alttan alan hep bendeniz.
2 sene dayandım o çalışma temposuna.
iki yıllık müdürüm Ocat'taki McDonalds'a geçti.
Yerine bayan bir müdür geldi.
Koyu milliyetçi çıktı kadın. İki sene sorunsuz haftanın 5 günü çalışırken nedensizce haftanın bir günü, 3 saatine düştüm?
Sorunca kemküm! Anında attım üniformayı bugünde çalışmıyorum dedim çıktım gittim eski müdürümün yeni yerine 2 senede orda çalıştım. O 4 senede bir 10 sene daha yaşlanmış olarak çıktım tamamen mcdonaldsdan.

3 aylık bir iş arama sonunda Yoshimoto (吉本)Tiyatrosunun kastela (カステラ屋) Kekçisine başladım işe.
İş bulduğumun ertesi gün çağırdı adam işe beni.
İlk başlarda acemi olduğum ve yabancı olduğum için çok kibar ve nazikti patronum.
Zamanla adam bir canavara dönüştü!
Yetinemiyordu hiçbir şeyle!
Ekonomik kriz, Yoshimoto'nun binasının değişmesi, ikinci şubesini açması derken patron strese girmişti.
Koşun diyordu koşuyorduk.. Daha çok bağırın diyordu boğazlarımız acıyordu bağırmaktan memnun edemiyorduk.
Erkek elemanları alıyordu arkaya tekme tokat giriyordu. şok olmuştum!
18 yaşlarında, 30 yaşlarında adamlar patrondan  gözümüzün önünde dayak yemesi içime işliyordu.
Biz kızlar korkumuzdan ellerimiz ayaklarımız titriyordu.

Hele bir gün yalnış paketleme olmuş onu değiştiriyorduk. Adam o kızgınlıkla tepeme vurdu.
Bir türk olarak kanıma bu kadar birşey dokunmamıştı.
Ama el mahkum? 3 ay iş bulamamıştım ve bu işin parası iyidi saati 1000 yen (75 TL) günlük 7 saat çalışıyordum ve Türkiye'de bir işçinin haftada alacağı parayı ben bir günde alıyordum.
Allahım laf ağzımda kaldı! Çıkmaya zorluyor ama yutuyorum.
İstanbul'da ev yaptırıyoruz müteahhit 30 bin TL para istiyor.
O yıl tatile gidicem 4 kişi 20 bin TL uçak bileti tutuyor.


Yani anlayacağınız eziliyorum, hakaretlere uğruyorum ama o dayak yiyen adamlar gibi susmaktan başka çarem yok!
Adam azdıkça azdı. Her hafta biri işten çıkıyor başka yeni biri giriyor.
Yenilerin çoğu kaçıyor. Çünkü öğrenci oluyor geneli.
Sadece çalışmak için çalışıyor.
Bizim gibi ekmek parası için değil.
2 sene dayandım bu adamın eziyetlerine.
Çok şükür evin borcunu bitirdik.
Tatile Türkiye'ye gidip geldik.
Ben çıktım işten. Japan postanesinde çalıştım bir süre.
yanı sıra amazon alışveriş şirketlerinden birine paketlemeci olarak başladım.
Şimdi Otel'de çalışıyorum. Ama kaldıramıyor bünye artık bunları.

16 yorum:

  1. bu yazı için teşekkürler..bir ilham verdi bana şimdi ...bende bu konu ile ilgili birşey yazacağım

    YanıtlayınSil
  2. Herkesin insanlarla iletisimi degisiktir , bu bayaninda boyle olmus ,inanirim.
    yillar once isimi kurmadan once benzer bir durumla karsilastim , menejerin isi benim elimi ayagimi karistirmakti.
    Ne zamanki isten ayrilmaya karar verdim ve onu takmamaya basladim , benimle ayrilirken dost oldu hatta maas artisi bile teklif etti.
    Birde gattar i gaddar yapalim. Genclerimiz zaten ingilizce terimleri kullanmaya bayiliyor , Turkceyi ne kadar korursak o kadar iyi.

    YanıtlayınSil
  3. Ben Japon yayi gecen sene ziyaret ettim cok begendim ama bu sayginin ve duzenin altinda kimbilir ne canlar ruhlar unufak oluyor ne bedeller odeniyordur diye de aklimdan gecirmedim diyemem..ama gelismisligin refahi oldugu kadar bedeli de var maalesef butun gelismis ulkelerde ve gelismekte olanlarda durum az cok bu. Hele ki uluslararasi sirketlerdeki disiplin daha agirdir diyebilirsem ne mutlu bize! Lutfen bir sey okudugunzda veya duydugunuzda gordugunuzde birseylerin sizin gordunuzden ve yasadiginzdan farkli olabilecegini hatirlatin kendinize arada..

    YanıtlayınSil
  4. Gurbette çalışmak ne zor. Allah yardımcın olsun...

    YanıtlayınSil
  5. Arkadasim sen gene ii dayanmissin walla ben 98de gittim 2000de kacarcasina kikoku.japonya dunyada en son yasanicak yer emin ol.
    Allah sizide o cileli yerden kurtarsin diyim.orda yasamaya dewam etmek istiorsan dukkan acmaktan baska bi sansin yok malesef.

    YanıtlayınSil
  6. Merhaba, blogunuzu yakından takip ediyorum. Bir kaç sorum olacak Japonya hakkında. Sanırım hala Japonya da yaşıyorsunuz. Muhtemelen bu soruyu daha önce defalarca size sormuşlardır. Baya bir araştırma yaptım genelde insanlar şikayet ediyorlar, bazıları hiç gitmemiş bile Japonya ya. Siz orada yaşayan biri olarak dışarıdan Japonya ya gelecek bir insanın orada yaşayabilmesi için neler gerekli, Kendim adıma söylemem gerekirse yazılım ve otomasyon sektöründe çalışıyorum. İngilizcem var, Japoncam yok. Sizden ricam şudur. Bana oradaki yaşam tarzı ve iş şartları hakkında ufakta olsa bilgi verebilirseniz çok minnettar olurum. Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba cevabım geç oldu özür. Sorularınızın çoğu yazılarında geçiyor aslında. Biraz parça parça olabilir fakat çalışmak için ne gerekli,oturum için ne gerekli,iş hayatı, yaşam tarzları. 85 geçkin yazılarda mevcut. En baştan göz geçirirseniz umarım sonuç alabilirsiniz.

      Sil
  7. mc donalds ta çalıştığın paragrafta koreliler çinliler deyip genellemişsin ama yanında çalışan koreli ve çinli iş arkadaşlarından bahsediyorsun galiba insanlar çeşit çeşit koreliler de çinliler de çeşitli, seni referans alıp japonyaya gidecek insanlar yaptığın genelleme yüzünden yanlış anlayıp gitmekten vazgeçebilirler. ben sadece biraz daha dikkat diyorum. yazılarının devamını bekliyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beş parmağın beşi de bir değil tabiki. Ama %80 ni aynı. İçlerinden istisnalar yok diyemem. Çok sevdiğim canım arkadaşlarımdan biri de Çinli. McDonalds da tanıştık ve birlikte çalıştık. En az 7-8 senedir birbirimizin evine gider geliriz. Yine aynı şekilde kızımın okulunda kankası Çinli. Eşimin dükkanın sahibi de Koreli. Kadının çok iyiliğini gorduk. İşte o da Korelilerin içinde bir tane çıkmış bir şeker :) gezmeye, eğlenmeye gelenleri etkileyeceğini sanmıyorum bunları:) ama çalışan ve yaşayan biri benden çok iyi bilir bu yazdıklarımı. Takip ettiğiniz içinde çok çok çok teşekkür ederim. Umarım yalnış anlaşılmaz yazılarım

      Sil
  8. Maalesef Japon başarısının altında, ezilmiş bir alt kesim var. Uzaktan bakınca "vay be Japon yapmış abi" diyoruz ama iki günlük dünya ömrü için mutsuzluğa bir ömür evet denmez.
    Japon kültürünü severim, Japonları da. Ama başarı eğlenerek gelmeli. Sanırım bunu da en güzel Amerikalılar başarıyorlar.

    YanıtlayınSil
  9. Bir kadının mücadelesi bakımından süper bir başarı fakat Japonya'da iş bulmak ve maruz kalınan bu muamele herhangi bir uzmanlık alanın mesleğin yoksa normal galiba sen zaten kalifiye biri isen mesel bir programcı ve ya kurumsal herhangi bir şirkette çalışabilecek gibi isen hayat gayet keyifli ve normal seyreder değil mi?

    YanıtlayınSil
  10. Klavye basinda insanlara ders vermek yada sadece elestirmis olmak icin yazan arkadaslar hanimefendinin yazdiklarinin kendi yasadigi tecrubeler oldugunu ve tabiki insanina ve sektorune gore degistigini tekrar hatirlasinlar derim.Bende muhendislik sektorunde calisan biri olarak sunu ekleyebilirim,burasi bir turkun calismakta en cok zorlanacagi ulkedir muhtemelen.Asiri mesailer dinlenememeler,soguk suratlar, gorunuste kibar ama en temel insani duygulardan bile yoksun calisma arkadaslari vs...Peki yapan nasil yapiyor,hayal ettigi hayati yasayamadan (oyle bir yer varmi tartisilir) kendisinin yada sevdiklerinin yasam standartlarini biraz daha iyilestirebilmek icin cabaliyor sadece.Saygilar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cok guzel ozetlemissin. Sabah 5 Aksam 9 normaldir :) Kiz/Erkek Arkadasmi haftada 1 gorursen ne ala. Sen Gaijinsin, calis calis calis! Para? Para yok :) Amerikadaki maasimin 5te 1 ne calisiyorum :)
      Yinede eglenceli ama :) Bende mi M oldum ne :))))

      Sil
  11. Ve dayak olayi,hakaret vs. tabiki yok:)

    YanıtlayınSil
  12. Sinirlendim. Kanıma dokundu. Ayrıca size bile kızdım. Bir Türk'ün emek verdiği bir kişiden şiddet görmesi canımı yaktı. O an keşke yerinizde ben olsaydım, bana vurmayı deneseydi. Para için hayatta boyun eğmezdim. Zira o parayı bir şekilde kazanırdım. Ne kadar durum acil de olsa aciliyet bir şekilde giderilir fakat gurur bir daha giderilmez. Gururunuzun kırılışını ve üzüntünüzü çok iyi anlayabiliyorum. Belki bundan 10 yıl sonra yada 15 yıl sonra paranın ne kadar değersiz bir şey olduğunu anladığınızda çok üzüleceğinizi bilmenizi isterim. Belki bugün anlamışsınızdır belki. Fakat Tek kelime ile değmez. O an elinize bir levye, sopa veya en kötü cam bardak alıp adamın kafasına geçirseydiniz keşke. Sonunda en kötü deport edilirdiniz yada para cezası verirlerdi. Ama göğsünüz dik olurdu ve o adamın gözünde Türkleri dövmenin kolay olmadığını iyi bir şekilde anlatmış olurdunuz. Sizden sonra orada Türk çalışırsa adam diyecek ki vur gitsin nede olsa paraya ihtiyacı var. Ama orada yerinizde olsaydım ve bana vurmayı deneseydi(boyum ve kalıbımdan dolayı deneyebileceğini düşünmüyorum). Sonu onun için çok kötü olacağını rahatlıkla söyleyebilirim. O adam benden güçlü olsa bile karşılığını alırdı. O an orada olamadığım için oldukça üzgünüm.

    Sizden ricam lütfen bundan sonra size şiddet uygulanmasına sessiz kalmayın. Elinize geleni karşınızdakine yapıştırın. Sonunda ne olacağının önemi yok. Sadece yapın. Adli bir durum olursa bunu kendimi savunmak için yaptım dersiniz.

    YanıtlayınSil

Youtube Kanalima Abone Olun

Sosyal Medya Kanallarimdan da Beni Takip eddebilirsiniz